Androidler Elektrikli Koyun Düşler Mi kısa özet ve eleştiri

Philip K. Dick tarafından 1968 yılında yayınlanan bilim kurgu  tarzındaki romandır. Hatta bu kitap Blade Runner (Bıçak Sırtı) adıyla 1982 yılında filme uyarlanarak yayınlanmıştır.
Androidler Elektirikli Koyun Düşler Mi
Gelelim kitabımızın özetine. Dünyada III.Dünya Savaşı yaşanır. Dünyadaki çoğu bölgeler ağır bir şekilde toz bulutuyla kaplanıp hayat şartlarının yaşanması zor hale gelmiş ve insanlardan bu durumdan kurtulmak için zekasına göre seçilip başka kolonilere yerleştirilir. Tabi kide yetersiz görülenlerde "özel" ismi takılarak dünyadaki yaşama bırakılır. Bu zor şartlar sadece insanları etkilemeyip dünyadaki hayvanlarında çoğunun neslinin tükenmesine neden olur. Hatta gerçek bir hayvan bulmak bir o kadar zor ve epey bir maliyetlidir. Bu durumda ise herkes bir hayvana sahip olamaz ve bazı büyük şirketler gerçeğine benzeyen elektrikli hayvanlar üretir. Tabi sadece hayvan üretmek ile kalmaz insana tıpa tıp benzeyen insandan ayırt edilmesi neredeyse imkansız androidler üretir . Bu androidler kolonilerde yaşamakta ve dünyaya gitmeleri yasaktır lakin bazı androidler dünyaya kaçarlar. İşte kitabımızdaki karakterimiz Rick de burada devreye gir. Rick dünyaya kaçan androidleri emekli etmek için görevlendirilen bir kelle avcısıdır. 

Androidler inanılmaz bir biçimde topluma uyum sağlayarak çeşitli mesleklerde çalışarak kendilerini de çok iyi  saklayabilmekte. Aslında bu androidleri emekli etme işini Dave yapıyordu lakin Dave bir android tarafından yaralanınca bu iş Rick'e kaldı. Rick androidleri emekli edip kazandığı para ile kendine gerçek bir hayvan almak istemektedir. Aslında işinin kolay yanı androidler Dave tarafından tespit edilmiş ve kendisine liste verilmiştir. Zor olan tarafı ise bu androidlerin android olduğunu kanıtlamak ve onları emekli etmektir. Kitabımızda Rick'in bu androidleri emekli etme mücadelesinden bahsetmekte. Olayımız bu şekilde lakin benim kitap ile bahsetmek istediğim başka bazı detaylar var.

Mesela duygudaşlık kutusu , bu kutular sayesinde insanlar başka kişilerin yaşadığı duyguları kendisi de yaşayabilmekte. Yani demek istediğim sabah kalkıyorsunuz ve üzgün olmak istiyorsunuz duygudaşlık kutusu ile bu duyguyu hissedebiliyorsunuz.


Şu detaydan da bahsetmek istiyorum androidler'in geçmişi şirketler tarafından şekillendirilip oluşturulmuş. Yani bir android kendisinin android olduğunu bilmeyebilir. Hatta bu şüpheyi ana karakterimiz olan Rick de görebiliyoruz.


Kitap hayal gücü ve kurgu olarak yazıldığı zamana göre gerçekten mükemmel. Aslında bu kitabı bir yandan distopik kurgu olarakta nitelendirebiliriz çünkü yazar bir yandan da olayın gelecekte gerçekleşmesinden korkuyor. 


Kitap düşünce olarak mükemmel olsa da olaylar biraz çok hızlı ilerliyor . Mesela kitaptaki konuşmada Rick'e androidlerin haklamanın baya zor olacağı androidlerin onu çok rahat alt edebilecekleri görüşleri net biçimde söylenebilmekte ve Dave'in de yaralanması bu görüşü desteklese de Rick androidleri çok rahat bir biçimde kısa bir sürede emekli etmektedir. Bu yüzden olayın hızlı gelişmesi beni memnun etmese de yazarın hayal gücü ile gerçekten güzel bir kitap.


Serenad kitap kısa özeti

Zülfü Livaneli'nin kaleme aldığı aşk ve tarihi konularını işleyen sade dili ve etkileyiciliği ile 2011 yılında yayınlanan muhteşem bir eser.

Kitabı açtığımızda zamanı 2001 yılının Şubat ayının çok soğuk geçtiği zamanlarda buluyoruz. Ana karakterimiz Maya Duran İstanbul Üniversitesi'nde halkla ilişkiler görevinde çalışmaktadır. Rektörle arası iyi olan, bazı çalışanlar onu kıskansa da işini seven biridir. Eşinden boşanmış, kendisiyle birlikte kalan bir erkek çocuğu vardır. Dediğimiz  gibi rektörle arası iyi olmasından dolayı, rektör Maya'dan, İstanbul'a gelecek olan çok önemli bir Alman Profesörü olan Maximilian Wagner'i karşılayıp onu İstanbul'da güzelce ağırlamasını ister. İşte her şey de Maya'nın profesörü karşılamasıyla birlikte başlar. Tarihe gömülmüş acıklı bir aşk hikayesinin tekrar gün yüzüne çıkması.
    
    Profesör yaşının büyük olmasına rağmen genç gösteren , karizmatik ve yakışıklı biridir. Profesör gelmesiyle Maya onu kalacağı otele rektör'ün kendisine tahsis ettiği araba ve şoför ile birlikte yerleştirir. Profesör, İstanbul'da görmek istediği bir yer olduğunu bu yüzden Maya'dan yarın sabah erkenden gelmesini ister. Maya da kendi evine gider. Oğlunu bilgisayar başında bulur zaten ne zaman işten eve gelse oğlu bilgisayar başındadır o kadar odaklanır ki annesinin geldiğini fark etmiyor gibi o bilgisayara tıkılıp kalmıştır. Maya oğlunun bu durumunu sevmemektedir , oğlu ile düzgünce bir kelime bile konuşamaz ve araları da pek iyi değildir. Onun hemen yemeğini hazırlar ve duşunu alıp yatar. Bu işlemler klasik bir şekilde rutine dönüp durmadan tekrar etmektedir.  
    
    Sabah uyanır ve şoför ile birlikte profesörü karşılamaya giderler büyük ihtimal Sultan Ahmet ve bu civar yerleri gezeceğini zannetseler de profesörün Şile demesi ile birlikte ikisi de şaşıp kalır. Şile için uzunca bir yol gitmeleri gerekmektedir ve bu ayda Şile epey derecede soğuktur. Söylenseler de hafiften bu derece önemli bir misafir olması nedeniyle onu Şile'ye getirirler. Profesörün talimatlarıyla bir sahile gelirler ve profesör kemanını alıp arabadan iner , onlara da arabada kendisini beklemesini ister. Hava oldukça soğuktur , zaman geçer ve profesör gelmez. Maya ilerleyip baktığı zaman profesörü denize doğru keman çaldığını görür. Oldukça güzel çalan bu müzik bir serenadın ezgilerini barındırır ama sanki profesör müziğin bir yerini unutuyormuş gibi tekrar çalmaktadır. Maya artık dayanamaz profesörün yanına gider ve profesör tir tir titremekte , eli yüzü mosmordur neredeyse soğuktan donmak üzeredir. Hemen şoförü Süleyman'ı çağırıp onu arabaya taşırlar lakin araba çalışmaz. Yukarıda bir otel vardır oraya giderler lakin orada sadece bir çocuk durmakta ve otelin kapalı olduğunu söyler. Genede bir odaya yerleşirler lakin otel kapalı olduğu için burada da ısınamazlar. Süleyman yardım çağırmaya gider , Maya'da profesörün ısınması için onu battaniye filan ne bulursa ona sarar. Buda işe yaramaz. Maya profesörün soğuktan öleceğini düşünerek , profesörün yanına yatağa girerek onu vücut ısısıyla ısıtmaya çalışır. Profesör bir yandan da durmadan Suma Sutum Stuma... gibi ne dediği belli olmayan bir şeyler demektedir. Bu arada şoför Süleyman gelir ve bu durumu yanlış anlayıp birkaç laf edip gider. Maya , hem profesörü bu soğuktan götüremedi ve şimdide Süleyman'ın bu iftirayı herkesi anlatmasında korkmaya başlar. Hemen abisini arayıp yardım isteyerek profesörü hastaneye kaldırır. Bu seferde peşine ajanlar düşmüş evine dahi gelmişlerdi oğlu Kerem yalnızken. Kimdi bu profesör bir ajan mıydı yoksa diye düşünmeye başladı hem bu profesörün dediği kelime Sutum da neydi?
     
      Profesörün ajan filan olabileceğini oğlu Kerem'e anlatır ve oğlundan profesör hakkında bilgi toplamasını ister. Bu karmaşık olayın şuana kadar ki tek faydası bu olay Kerem'e ilginç gelmesiyle oğluyla ilişkisini geliştirme fırsatı buldu.
      Profesörün durumu hakkında bilgi alan Maya kanser olduğunu ve 6 aylık ömrü olduğunu öğrenir. Profesör hastaneden çıkınca bu olayın aslını öğrenmek için profesöre gider ve profesör o acıklı aşk hikayesini anlatır.    

                                          Struma'nın hikayesi Nadia'nın hikayesi

    Profesör gençtir ve üniversitede çalışmaktadır. Üniversitede bir yahudi kadına tutulur adı Nadia'dır. Tabi bu dönemde hitler sebebiyle yahudilere karşı kötü bir tutum sergilenmektedir. Profesör Nadia'ya evlenme teklifi etmek için bir serenad besteler ve adına "Serenade Für Naida" adını verir. Lakin ilk başta Nadia kabul edemez . 
    Hitler artık yahudilere sert tutumlarını artırır ve onları yakalayıp toplama kamplarına yollar. Bu yüzden profesör karısı Nadia'yı alıp trenle kaçmaya çalışır lakin Alman kontrolü sırasında Nadia yakalanır. Profesör'de tek başına İstanbul'a gelir. Karısını bulup buraya getirmek için her yolu dener. En sonunda başarır karısı Struma adında bir gemiye binip İstanbul'a yanına gelecektir. Gemi yola çıkar lakin Şile'ye yakın bir limanda durdurulur ve kimsenin gemiden ayrılmasına izin verilmez. Profesör çok heyecanlıdır Nadia sesini duyurabileceği kadar yakında ama ona kavuşamamaktadır. Türkiye bu gemiyi kabul etmez. İngilizler de geminin Filistin'e gelmesini kabul etmez. Bu siyasi belirsizlikten dolayı gemi orada durmakta ve kimsenin girip çıkmasına izin verilmemektedir. Hava karanlıkken geminin hareket ettiğini fark eden profesör taksiyle gemiyi izler. Daha sonra birden bir patlama duyulur ve gemi ateşler içinde patlayarak batmaktadır. Profesör gemiye doğru yüzüp Nadia'yı bulup kurtarmak istese de Naida'yı Struma gemisiyle birlikte kaybetti. Rusya ,bir denizaltından atılan bir füze ile gemiyi batırmıştır.

Profesör Amerika'ya gider ve tedavisine orada devam eder. Oradan da Maya'ya hediye olarak çevirmesi için bir kitap ve Kerem'e de kendi kemanını yollar. Tabi bu arada Süleyman dedikoduyu gazeteye çıkarır ve Maya üniversiteden kovulur. Maya'da kitabı çevirmeye başlar ve kendi ailesi hakkında bazı tarihi gerçekleri de öğrenir.( bknz. Mavi Alay). Bu arada profesör ile ilgili bilgilerin Avrupa'da bir kütüphanede olduğunu öğrenir ve serenad parçasının bütün halini bulur. Amerika'dan haber gelir profesör durumunun ağır olduğunu ve Maya'yı da son kez görmek istediğini belirtir. Maya yanına gider ve profesör son kez ondan bir istekte bulunur. Maya'da bu isteğini yerine getirerek profesörün küllerini Şile'de profesörün kemanını çaldığı denize döker.

Yahudilere karşı bu tutum sonucu çoğu profesör İstanbul'a gelmek ister. Hatta Einstein'in kaleminden bir mektup yazılıp( kitapta da mektuba yer verilmekte)  izin istenmektedir. İlk başta reddedilen bu durum Atatürk'ün devreye girmesiyle çoğu profesör Türkiye'ye gelip üniversite reformunda baş rol oynadılar.
serenad

Bülbülü Öldürmek Kitap Kısa Özeti

Bülbülü Öldürmek 1960 yılında yayınlanan Harper Lee' nin pulitzer ödüllü romanıdır. Yazar Bülbülü Öldürmek dışında Tesbih Ağacının Gölgesinde adlı kitabı bulunmaktadır. 2016 yılındada hayata gözlerini yummuştur.

bülbülü öldürmekKitapta Harper Lee kullandığı sade ve anlaşılır dille adalet , eşitlik ,özgürlük ve ırkçılık gibi kavramları 9 yaşındaki Scout adlı çocuğun gözünden anlatmaktadır. O zamanki toplumun sosyal, siyasal, dinsel durumu hakkında bilgi sahibi olmakla beraber çocukların psikolojik durumu, davranışları gibi konularda da fikir sahibi olmaktayız.

Scout kendisinden 4 yaş büyük abisi Jem, babası Atticus ve aşçıları Calpurnia ile Alabama' daki Maycomb kasabasında yaşamaktadırlar. Annesi henüz Scout 2 yaşındayken ölmüştür. Annesini hatırlayamamaktadır ama abisine sorarak onun nasıl biri olduğunu kafasında düşünür. Babası avukat olup bir siyahi insanı olan tecavüz suçlamasıyla yargılanacak Tom Robinson' u savunur. Bir siyahi insanı savunması yüzünden halktan çok tepki çeker, okuldaki çocuklar Jem ve Scout'a siyahi insan savunucusu diye hakarette bulunurlar. Scout kendine hakim olamayıp sorun çıkarsa da, babası onu dik durup sakin olması konusunda uyarılarda bulunur. Okul demişken yazar Scout' un okul hayatını anlatırken toplumdaki farklılıkları da göz önüne sermektedir. Cunnigham'ların ödeyemeyecekleri hiçbir borca girmemesi, yoksul hayatlarını, Ewell'lerin aksi tavırları,  kavgacı olmaları ve pasaklı olmaları gibi hatta Bob Ewell, Atticus' un o adamı savunmaktan vazgeçmesi için çocuklarına zarar vermekle tehdit etmişti. Okul kapandığında ise Scout ve Jem için ayrı bir mutluluydu çünkü yazları Dill demekti. Dill demek yeni oyunlar, eğlence ve Öcü Radley demekti. Radleylere , kasabada "öcü" diye lakap takılmıştı. Çünkü  Bay Radley evden hiç çıkmıyordu ve Scout kendini bildi bileli onu hiç görmemişti. Evin önünden geçerken bile koşarak korkarak geçerlerdi. Bu yüzden Dill gelincede uğraşlarından biride bu olmuştu Öcü Radley' i evden çıkarmaktı. Atticus  çocukları bu uğraş içindeyken birkaç kere yakalamış ve onları bu işten vazgeçmelerini söyleyip o insanlara saygı göstermelerini söylemişti.

Dava zamanı gelmişti çocuklarda bu davaya katılmak istiyor ama Atticus' un istememesi üzerine çocuklarda Atticus' a belli etmeden bu davaya gittiler. Kasaba' nın neredeyse hepsi bu davaya çocuklarını alıp gelmişti havanın sıcağını aldırmadan. Kasabadakiler bir siyahi insan davası olması nedeniyle böyle davalara çok yoğun ilgi beslemekteydiler ve siyahi insanların bu kasabaya bela oldukları, Tom' unda en ağır şekilde cezalandırılması gerektiği konusunda hemfikirlerdi. Dava başladı tanıklar dinlendi ve Atticus' un iddiaları ile çok çok açık belliydi ki Tom böyle bir şey yapmamıştı ve bu bir iftiraydı. Mahkeme üyeleri de bunun farkındaydı ama genede mahkemeden Tom' a hapis cezası çıkmıştı. Belli bir zaman sonra Tom' un hapisten kaçamaya çalışırken vurulup öldürüldüğü haberi gelmişti. Bu haberi de Tom' un ailesine ve çocuklarına söylemek Atticus' a düşmüştü.

Cadılar Bayramı' nda Meydan bir gösteri düzenlenecekti. Scout'da kasabanın ikonlarından olan bir jambon giyecekti. Scout' u da oraya götürmek Jem' e düşmüştü. Gösteri tamamlanmış ve dönüş başlamıştı ağaçların arasından zifiri karanlıkta Scout' un kıyafeti nedeniyle yavaş yavaş yürüyorlardı. Birden arkalarından bir ses geldiğini ve takip edildiklerini fark ettiler ama karanlıktan göremiyorlardı ilk baş kendini korkutmak isteyen arkadaşlarından biri olduğunu düşünseler de öyle olmadığını anlayınca hızlanmaya çalıştılar. Bir anda biri Jem' i çekti, Jem' in çığlıkları etrafa yayıldı. Sonra bir kapışma sesi duyuldu ama Jem' den ses gelmiyordu. Scout kendini zorlayarak sokak lambasının oraya ulaştı ve bir adam Jem'i Atticus'a doğru götürüyordu ve o adamın Öcü Radley olduğunu öğrendi ilk defa onu görüyordu ve hayatlarını kurtarmıştı. Ormanda kendilerini öldürmek isteyen Bob Ewell bıçak göğsünde bir şekilde ölmüştü.

Semerkant kitap kısa özeti

Kitapta dönemin büyük alimlerinden Ömer Hayyam'ın yazdığı Semerkant yazmasının hikayesi anlatılmaktadır. Dönemin Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah ve veziri Nizamülmülk' ün politikaları kendilerinden yüzyıllarca bahsettirmiş. Bu kitap sayesinde Alamut Kalesi'nin faaliyetleri hakkında da bilgi sahibi olmaktayız. Ayrıca 1900'lü yıllarda İran'ın yönetiminden ve demokrasiye geçme çabalarından bahsedilmektedir tabi kide İran'ın kültürü yaşayış biçiminden bilgi sahibi olup İran'ı yakından tanımaktayız.
semerkant kitap bilgi
Semerkant'a ayak basan Ömer Hayyam bir kişinin düşünceleri yüzünden meydanda cezalandırılıp dövülmesine karşı çıkar ve kadılık olur. Kadı hemen onu tanır o İbn'i Sina'nın en önemli öğrencilerinden Ömer Hayyam'dır. Hayyam'ın belli bir süre burada kalabileceğini belirtir. Kadıyla Hayyam gittikçe birbirleriyle daha yakın bir dost olmaktadır. Kadı onu dönemin hükümdarı Nasir Han'la buluşturur. Hayyam rubaileriyle hükümdarı etkiler ve orada bulunan Cihan adındaki şairden etkilenir ona karşı duygular beslemektedir zamanla aralarındaki duygu aşka dönüşür. 

Kadı elinde bir boş defterle gelir ve bu defteri Hayyam'a hediye eder. Bu deftere en güzel eserlerini yazmasını ister. Hayyam'da zamanla o defterin sayfalarını en güzel rubaileriyle doldurur.


 Alparslan Semerkant'a savaş açar ama savaş esnasında öldürülür. Bu sayede Nizamülmülk, Hayyam  ile tanışır ve ondan bir buluşma talep eder. Nizamülmülk ile buluşacağı zaman yaklaşınca Hayyam uzun bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk sırasında bir yerde konaklarken Hasan Sabbah adlı bir genç ile tanışır. Hasan Sabbah çok bilgili olması ile Hayyam'ı etkiler. Hayyam Nizamülmülk ile buluştuklarında, Nizamülmülk ona hafiyelik görevi teklif eder (yani istihbarat sağlayan kişi, gizli polis) ama Hayyam'ın bu teklifi reddeder ama bu görev için çok iyi olduğunu düşündüğü Hasan Sabbah'ı önerir. Hasan ile tanışan Nizamülmülk ondan etkilenir ve bu görevi ona verir. İlk başta her şey düzgün gider lakin belli bir süre sonra aralarında çatışma olur. Hasan vezirlik görevinde Nizamülmülk'ün değilde kendisinin olmasını gerektiğini düşünmektedir. Nizamülmülk'te ondan kurtulmak ister. Bu durum Melikşah'ı rahatsız eder ve Hasan Sabbah'ı ölümle cezalandırır lakin büyük bir bilgin Hayyam'ın itirazları ile Hasan'ın cezasını buradan sürülmesine çevirir. Hasan Sabbah faaliyetlerine devam eder lakin kaybeder hep. En sonunda Alamut'a gider ve buranın coğrafyasından ve kaleyi almanın ne kadar zor olacağının farkına varır. Kale komutanı ile görüşüp Alamut Kalesini satın alır ve tarih kara bir leke olarak geçecek Haşhaşi yada Assassins örgütünü kurur. Örgütte gönüllüler yetiştirilir. Bu gönüllüler çeşitli yerlere giderek, insanların toplu oldukları yerde suikast tarzı faaliyetler yapar bu örgüte katılmaları için insanları etkileyip intihar ederler. Bu faaliyetlerle insanlar akın akın Hasan Sabbah'a katılır. 


Nizamülmülk'ün hükümdardan habersiz iş yapması sonucu, Melikşah ona kızar ve sen kendini hükümdar mı zannediyorsun der. Nizamülmülk'de bunca yıldır anlamadın mı diyerek hükümdara karşı çıkar. Melikşah, Nizamülmülk'den kurtulması gerektiğinin farkına varır ve onu öldürmesi için Hasan Sabbah ile anlaşır. Öldürüleceği gün Nizamülmülk bir rüya gördüğünü ve Peygamber'in ona "sen daha çok yaşayacaksın merak etme hükümdarından 40 gün önce öleceksin" dediğini , Melikşah'a söyler. Melikşah bu söze şaşırır , kafası karışır lakin Nizamülmülk , Hasan Sabbah askerlerince öldürülür. Melikşah'ta tam bilinmemesine rağmen 35 gün civarı sonra ölür. 


Taht kavgası başlar ve bu durumda Hayyam da kalede öldürülmek ister lakin onu öldürmekle görevli asker Vartan bundan vazgeçip Hayyam ile birlikte kaçar. Hayyam ile sıkı dost olur. Hayyam ona rubailerini yazdığı defteri gösterir ve Vartan ile birlikte bu kitabı tamamlar.


Hasan Sabbah kalesinde bunalmakta ve bazı zamanlar hiç odasından çıkmadığı söylenmektedir. Hayyam'ın buraya getirmek ister onun dostluğuyla bu sıkıntının gideceğini düşünmektedir. Lakin Hayyam gelmez. Hasan Sabbah'ta bir gün askerleriyle Vartan'ı öldürtür ve Hayyam'ın yazmasını ele geçirir. Hayyam'ın eserinin gitmesiyle kendi yanına geleceğini düşünse de Hayyam gelmez. Zaman geçer Hayyam ve Hasan vefat eder. Alamut Kalesi'de Moğollar tarafından yıkılır kütüphanesi yakılır. Hayyam'ın rubailerine yazması da orada yandığı düşünülür.


Benjamin Omar , Fransız kökenli olup ailesinin Ömer Hayyam'a ilgisinden dolayı Ömer ismini almıştır kendiside Hayyam'a ilgi duymuş lakin ona ait bir eser olmamasından dolayı belli bir süre sonra bu ilgisi geçer. Bir gün bu yazmanın var olabileceğine dair bir haber alır ve İran'a doğru yollara düşer. O yazmayı almaya yaklaşmışken hükümdarı öldürmeye yardım etmek le şuçlanır ve İran'dan ayrılıp geri dönmek zorunda kalır. Tanıştığı Prenses Şirin'den İran'daki olayları haber alıp bu olayları Batı'da paylaşır. Belli bir süre geçtikten sonra artık tehlikenin bittiği ve Benjamin'in İran'a geri dönebileceği haberini verir. Benjamin İran'a vardığında , Hayyam'ın yazmasının Şirin'de olduğunu öğrenir. Sonunda yazmaya ulaşır. Tam  dokuz yüzyıl sonra eser tekrar ortaya çıkmış bulunmaktadır. Benjamin, Şirini Avrupa'ya götürmek için ikna eder veTitanic'e binerler. Bildiğimiz gibi Titanic batar ve Benjamin ve Şirin kurtulurlar lakin Hayyam'ın yazması sular altında kalır. Benjamin o kalabalıkta Şirin'i de kaybeder ve ondan bir daha haber alamaz.

George Orwell Hayvan Çiftliği Kitap Kısa Özeti

1984 kitabıyla tanınan George Orwell'in 1945 yılında yayınlanan reel sosyalizm'i eleştiren eseridir. Çiftlikteki Napolyon karakteri Stalin'i temsil etmektedir.

hayvan ciftligiHayvan Çiftliği'nin baş kahramanları hayvanlardır. Hayvanlar sahibi Bay Jones olan Beylik Çiftliğinde yaşamaktadır. Hayvanlar , Jones'dan memnun değillerdir, Jones kendini içkiye vermiş , hayvanlara kötü davranan bazen yemek vermeyi unutan bir adamdır. Hayvanlar kendileri çalışmasına rağmen ürünlerin çoğunun insanlara gitmesine de tahammül edememektedirler. Hayvanların yaşlı domuzu olan Koca Reis, artık bunların değişmesi gerektiğini insanları çiftlikten kovulup çiftliğin sadece  hayvanlara ait olması gerektiğini söyler bütün hayvanlarda buna katılır. Lakin daha isyan çıkmadan Koca Reis ölür. Bu duruma üzülen hayvanlar birde o gün yemeklerinin verilmemesi üstüne isyan çıkartır. Hayvanlar insanlara saldırır ve onları çiftlikten kovarlar. Hayvanlar artık zafer ilan etmiştir ve çiftliğin adı hayvan çiftliği olmuş ve çiftliğin şarkısı bu isyanın başka çiftliklere örnek olması nedeniyle kuşlarla yayılmıştır.  Kurallar belirlenmiştir , hiçbir hayvan başka hayvanı öldürmeyecek , hayvanlar insanlar gibi yaşamayacak , onlar gibi yatakta yatmayacak ,kıyafet giymeyecek , içki içmeyeceklerdir.  İlk başta her şey düzgün gitmektedir domuzlar daha akıllı olduğu için hayvanlara öncülük etmektedirler. 

Domuzlardan Snowball okumayı öğrenip diğer hayvanlara da öğretir. Hayvanlar bazı zamanlarda toplanıp kararlar verirler. Domuzlardan Snowball ve Napolyon her zaman kararlarda çelişirler ve kavga ederler hiçbir zaman anlaşamazlar. Napolyon küçük yavru köpekleri sırf kendi eğiteceği gerekçesiyle alır.
İnsanların tekrar çiftliğe geldikleri söylenir bunun üzerine tekrar bir savaş başlar ve insanlar püskürtülür. Snowball'a madalya verilir.

Toplantıda toplanan hayvanlardan Snowball değirmen yapılması gerektiğini söylemekte , Napolyon ise buna karşı çıkmaktaydı ve Napolyon dayanamayıp köpeklere işaret eder köpekler işareti alır almaz Snowball'un üzerine koşarlar. Snowball zor gücün çiftlikten kaçar ve bir daha asla görülmez. Napolyon onun hain olduğunu söyler hayvanlar inanmaz onun savaşta nasıl cesurca savaştığını ve madalya aldığını söyleseler de Napolyon onun insanlarla işbirliği yapan bir hain olduğunu söyler. Hayvanlarda liderleri Napolyon'a inanır. Hayvanlar daha fazla çalışmaktadır ama insanlar olmadığı için bundan memnundurlar. 

Napolyon kurulu toplar ve değirmen yapılması gerektiğini belirtir hayvanlar şaşkındır daha önce bunu reddeden Napolyon şimdi yapılması gerektiğini söylemektedir. Hayvanlar işe koyulur zorlu bir kış gelir mahsülleri azalmıştır ve daha fazla çalışmaktadırlar yinede insanlar olmadığı için buna dayanmaktadırlar. Lakin bir gün değirmenin yerinden yeller esmektedir değirmen yıkılmıştır. Napolyon bunun Snowball'ın işi olduğunu söylemektedir.Artık her kötü olay Snowball'dan , her iyi olayda Napolyon'dan bilinmekteydi. 

Domuzlar kendilerinin bu  yönetim işlerine çok kafa arıttıklarını söyleyerek insanların evinde yaşarlar kuralları hafiften değiştirirler hiçbir hayvan yatakta yatamaz yerine çarşaf olan yatakta yatamaz derler . Hayvanlar bunun böyle olmadığını düşünselerde kural öyle yazdığı için kabullenirler. Napolyon insanlara satmak için artık tavukların yumurtalarına el konulacağını söyler , tavuklar bu karara baş kaldırır . Napolyon tavukları köpeklerle öldürür. Hayvanlar kurala gittiklerinde hiçbir hayvan sebepsiz yere öldürülemez yazmaktadır. Hayvanlar bu durumdan memnun olmamakta ama Napolyon bunun yerine insanlar olsaydı daha mı iyi olurdu deyip onları yatıştırır. Bir gün hayvanlar baktıklarında domuzlar insanlar gibi iki ayak üstünde yürümekte ve kıyafetler giymişlerdir. Ve peşleri sıra insanlar gelmişlerdir. Hayvanlar içeri girip baktıklarında ise  6 domuz 6 insan içeride bir masada toplanmışlar ve bir kavga patlak vermekteydi olay Napolyon ve Bay Pilkington'ın aynı elde ikisininde de maça ası çıkarmasıydı. İçeride on ikisi de birbirine bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu . Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar bir domuzların yüzlerine , bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.

Guguk Kuşu Kitap Kısa Özeti J.K.Rowling

Harry Potter ile üne kavuşan yazar J.K.Rowling'in ilk dedektif romanıdır ayrıca bu kitapta Robert Galbraith mahlasını kullanmıştır.

Kitapta dedektif Cormoran Strike, dünyaca ünlü bir mankenin ölümünü geçici çözümler ajansından gelen yeni sekreteri Robin ile birlikte araştırmaktadır.



guguk kusu kitap bilgi
Dünyaca ünlü manken Lula Landry evinin balkonundan düşmüş olarak bulunmuştur. Lula çocukluğunda, Bristow ailesi tarafından üvey evlat olarak alınmıştı. Zaten psikolojik olarak zor dönemler geçirmiş uyuşturucu geçmişi olmasından dolayı herkes intiharı düşünmekteydi. Abisi John Bristow böyle bir şeyin olmadığını kardeşi Lula'nın intihar etmediği başkası tarafından öldürülmüş ihtimaline inanmaktaydı polislerinde olayı pek incelememesi ve olayı kapatmasıyla birlikte  bir dedektif tutma arayışına girişti. Neredeyse bütün dedektifleri gezmesine rağmen çoğu dedektif bu davaya bakmayı geri çevirmişti. En son John, dedektif Strike'ın kapısını çalar , dedektif ilk başta bu olayı bakmaya yanaşmasada John'un çocukken arkadaşı olan Charlie'inde abisi olması, maddi olarak zor günler geçirmesi ve  psikolojik olarakta bir uğraşla kendine gelebileceği düşüncesiyle davayı alır. John elinde bir kasetin olduğu , bu kasette Lula'nın öldüğü saatten sonra ilerideki caddeden koşarak geçen iki adamın olduğundan bahsetti. Kaseti izleyen Strike birisinin zenci diğerinin beyaz olduğunu fark etti ama kasette yüzleri ayırt edilememektedir. Strike polis arkadaşından dava dosyasının örneğini alır. Evde hiçbir parmak izi bulunmamakta binanın kapısınında şifre ve güvenlik görevlisi bulunmaktaydı.Görevliyle görüşen Strike  o gün cinayet saatinde rahatsızlığından dolayı tuvalette olduğunu sesi duyup dışarı çıktığında Lula'nın cesetini gördüğünü tekrar binaya dönüp kontrol ettiğinde hiçbir şüpheli kimseyi görmediğini söyledi. Komşuları olan Tansy Bestigui ise aşağı kattan tartışma geldiğini ve sonrada Lula'nın düşen ceseti gördüğünü söyledi lakin uzmanlar kadının tarif ettiği biçimdeyken daha yüksek bir tartışma sesini bile duyamayacağını kanıtlamıştı. Kitapta Strike'ın herkesin intihar olduğunu düşündüğü böylesine zor davada katili bulma arayışı anlatılmaktadır.


Kitaptan Söz:

Gözlerin kapalıysa seninle ilgili herhangi bir şeyi anlamazlar.

Bin Muhteşem Güneş Kitap Kısa Özeti Khaled Hosseini

Bin Muhteşem Güneş, Uçurtma Avcı'sının yazarı Halit Hüseyin (Khaled Hosseini) 'in 2. romanıdır. Bu romanda uçurtma avcısı kadar etkileyici ve acıklıdır. Kitabın konusu: Meryem ve Leyla adlı 2 kadının acıklı hikayesi anlatılmaktadır. Kitabın adı 17.yy Pers şairi Saibi-Tebrizi'nin şiirden alınmıştır.

bin muhteşem güneş
Bin Muhteşem Güneş Özeti:
Meryem hayata şanssız başlamış, evlilik dışı birliktelik sonucu doğmuştur. O dönem Afganistan şartlarında böyle bir olayın pek olumlu karşılanmıyordu. Babası Celil, Meryem ve annesini toplumun lafından uzak tutmak için uzak, sakin bir yere yerleştirir ve haftada perşembe günleri Meryem'i ziyarete gelirdi. Meryem, babasının gelmesini 4 gözle bekler onu görmek için can atardı bazen gelmediği olurdu o zamanlar çok üzülür ve bir sonraki haftayı beklerdi. Bir gün babasının hasretine dayanamayıp onu bulmak için şehre iner, babası tanınan biri olduğu için o bulmakta sıkıntı çekmez. Evine gittiğinde babası onu içeri almaz ve onu tekrar evine yollar. Meryem hayal kırıklığına uğramıştır. Bu zamana kadarki babasına duyduğu hasret ve özlem bir anda yok olmuştu. Evine döndüğünde Meryem çok daha büyük bir şokla karşılaşır. Annesi bir ip ucunda intihar etmiştir. Bu olay üzerine babası onu evine alır ama daha 14 yaşında olan Meryem'i kendisinden 30 yaş büyük bir adam olan Raşit' le evlendirir. Meryem artık yaşadığı yerden çok uzak olan Kabil' e yerleşmiştir. İlk başlarda Raşit Meryem'e çok iyi davranmış olsa da Meryem'in ona çocuk verememesinden dolayı ona kötü davranmaya başlar.

Leyla ailesiyle birlikte Kabil' de yaşamaktadır. Kendisi küçük yaştayken 2 abisi Afganistan'ın işgal durumunda olması nedeniyle işgale karşı birliklere katılmıştır ve Leyla büyüdüğünde abileri şehit olduğu haberi gelmiştir. Leyla' nın babası, Afganistan'dan ayrılmak için annesini ikna etmeye çalışır  ama annesi çocuklarını bu yoldan verdiğini söyleyerek her seferinde reddeder.
  
Leyla en yakın arkadaşı Tarıkla bol vakit geçirmektedir aslında ondan da hoşlanmaktadır. Zaman geçtikçe aralarındaki ilişki daha da ilerler. Bir gün Tarık, babasının durumu iyi olmadığı için Kabilden ayrılacağını ve Pakistan'a gideceğini söyler, Leyla' nında kendisiyle evlenip gelmesini ister. Ama Leyla ailesini bırakamaz zaten çocuklarını kaybetmiş ailesini birde kendisi gidip yalnız bırakmak istemez . Sevdiği adamın, gidişini izler. Sonraki gün babası annesi ikna etmiş olup kendilerininde Pakistan'a yerleşmeye gideceğini söyler lakin bu ayrılışa az bir zaman kala bir bomba düşer ve Leyla, anne ve babasını kaybeder. O da yaralı kurtulmuştur gözlerini açtığında ona komşusu bakmaktadır Meryem ve Raşit Leyla, Tarık'ın ölüm haberini alır, artık ailesini ve sevdiği adamı kaybetmiştir. Raşit' de bu durumdan faydalanıp kendi evinde nikahsız bir kadının duramayacağını söyleyip Leyla' yı nikahına alır.
Kitapta Leyla ve Meryem'in birlikte acılı hayatı anlatılmaktadır.

Kitabın ismini aldığı dize:

Bu kentin ne çatısını aydınlatan ayları sayabilirsin,
Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.

Kitaptan sözler;


Sırrını rüzgara fısıldarsan,

Ağaçlara söylediği için onu suçlayamazsın

Onsuz geçirebileceğim onca zaman. O zaman nefes alamıyorum; 

Sanki biri kalbimin üstünde tepiniyor. Elim ayağım tutmaz oluyor.
Öyle bitap düşüyorum ki, bir yere yığılıp kalmak istiyorum.

Kumarbaz Kitap Kısa Özeti Jack Bowman

Jack Bowman'ın 2015 de yayınlanan gerilim, polisiye tarzındaki romanıdır.


Kubarbaz Kitap BilgiJack Bowman Kumarbaz Kitap Kısa Özeti

Halo Jackson ve Chris Stern hangarda uçakların bakım ve test işlemlerinden sorumlu olarak çalışmaktadırlar. Pride of Maine adlı bir Boeing 737 uçağın motoru test aşamasından geçmekteydi. Chris, Halo ya bakıp cebinden bir sigara çıkartıp yakmadan ağzında tutuyordu bu sırada uçağın pervanesi fan gövdesinden ayrılıp hangarı parçaladı. Halo yerden kalkıp Chris' e baktığında kanlar içindeydi ve ölmüştü.
NSPD' den Peeta Tom' u arayıp bu olayın kendisinin erkenden gidip bulduğunca bir şey bulmasını istemişti Tom aslında araştırma grubunda değildi. Grubun başındaki kişinin olayı pek incelemeden çok basit bağlayıp bitireceğini biliyordu. Öyle de olmuştu ekip bir ortamda bir sigara bularak bu sigaranın sahibi olan Chris'e olayın sebebi olarak olayı kapatmışlardı. Halo bu durumun böyle olmadığının farkındaydı bu yüzden Tom' dan yardım istedi ilk başta Tom bu durumu pek önemsemeyip kumar yaşamına devam ediyordu becerikliydi ama az kazanıyordu. Sonra Ness adlı bir kadınla tanışarak yasal olmayan kumarlara katılmıştı ve artık para çok büyümüştü. Ardından Güney Afrikada bir Boeing 737 düşmesiyle dünyanın en önemli uçağında bir sorun olduğu anlaşılmıştı. Tom' un artık çözmesi gereken bir sorun vardı ve kumarda da kazanmalıydı.

Kitapta sahneler çok güzel bir şekilde tasvirlenip insanın gözünde olaylar çok güzel canlandırılmaktadır ayrıca olaylara aksiyon katılıp heyecan hissettirilmektedir.


Kitaptan Söz

"Aklın yolu birdir!" dedi Suarez.
Tom, "Ve aptallığın." diye hatırlattı.

Ömer Seyfettin Üç Nasihat Hikayesi Kısa Özeti

Hikayemizin kahramanı Durmuş köyünde annesi ile yaşayan bir gençtir. Geçimini elinde bulunan öküzlerle tarlasını sürerek sağlamaktadır. Öküzleri ölünce iş yapamaz tarlasını süremez olur. Başka bir geliri de olmayan Durmuş İstanbul' a iş bulup para kazanmak için gitmeye karar verir.
üç nasihat ömer seyfettin

Ömer Seyfettin Üç Nasihat Kitap Özeti 
Durmuş, İstanbul' a geldiğinde arkadaşlarının kahvesine yerleşti burada yatıp kalkıyordu. Bir mesleği olmadığı için uzunca bir süre iş bulamadı. İstanbul da yaşayan köyünde gelen arkadaşları Durmuşa Edirnekapı da Müstakim Efendi diye birisinin uşak aradığını orada çalışabileceğini söyler. 
Kahramanımız İş Buluyor
Müstakim Efendi Durmuşa ona hizmetleri karşılığında yıllık bir kuruş ve bir nasihat vereceğini söyler. Bu teklif Durmuş' a pek mantıklı gelmez ve işi kabul etmez yalnız nasihat ı çok merak eder ve işe girer. 

Durmuş' a Öğütler
Bir yıllık çalışma sonunda Müstakim Efendi kahramanımızı yanına çağırdı bir kuruş ve "Yolunu izini bilmediğin yere gitme" der. Durmuşun canı çok sıkılır boş bir laf için bir sene çalışmıştı. Müstakim Efendi ona yine aynı teklifi yapar Durmuş teklifi kabul etmese de yine öğüt ü merak ettiği için yanında bir sene daha çalışmaya karar verir.
Bir sene çalışması sonucunda aldığı öğüt ise "Emanete hıyanetlik etme" oldu. tekrar gelen yeni bir öğüt teklifini de merakından yine kabul eder. Bir yıl sonun da son öğüt ise "Karını, kendin gitmediğin yere gece yatısına gönderme." olur.
Durmuş Memlekete Geri Dönüyor
Artık memlekete dönmeye karar vermiştir. Efendisi gitmeden ona Annesine götürmesi için iki tane ekmek verdi. Kahramanımız üç sene boşa çalıştığı için aptallığına doyamıyor arkadaşları da ona gülüyordu. Peş parasız olduğu için yayan dönecekti ama arkadaşları kendi aralarında para toplayarak ona da at kiraladılar. Düştüler memleketin yoluna. Tüm arkadaşları memlekete yanında paralar la dönüyor kahramanımızın cebinde üç lira dan başka bir şeyi yoktu.
Dönüş Yolunda Başına Gelenler
Bir müddet yol aldıktan sonra bir dere kenarına geldiler dereyi tam at ile geçecekti ki aklına efendisini verdiği öğüt geldi izini bilmediğin yere gitme öğüdü ve durdu tam o sırada ondan önce suya giren kişi bir anda boğulup kayıp olur bu durumu görünce ustasının öğüdü işime yaradı der ve bir yıllık emeğini ona helal eder. Daha sonra derenin başka bir yerinde geçmeyi başardılar.
Durmuş iyice yorulmuştu, çok acıktı sadece iki ekmeği vardı onu yiyecekti o sıra aklına öğüt geldi emanete hıyanet etme düşündü ve ekmeği yemedi. Bir müddet daha yol altıktan sonra eşkıyalar yolu kesti ve herkesi soydular. Durmuşun parası olmadığını boşa çalıştığını öğrenince ona da dayak attılar. Artık herkes beş parasız kalmıştı.
Durmuşu Bekleyen Süpriz
Kahramanımız annesinin yanına vardığında yaşadıklarını anlatır. İkisi de sefalet çekmişlerdi. İyice acıktılar ve Durmuş efendisinin verdiği ekmeği yiyelim bari diyerek, ekmeği böldü ve o sıra tüm altınlar yere döküldü şaşkınlığı geçtikten sonra ikinci öğüte uyduğu için sevindi eğer acıktığında ekmeği yese idi şimdi eşkıyalar tüm altınları alacaktı. Altınlarla çok zengin olup köyün ağası oldu. Artık sıra evlenme zamanıdır.
Durmuş Evleniyor
Ancak kimse ona kızını vermek istemez çünkü üçüncü nasihat a gelebilecek birini aramaktadır. sonunda ailesi olmayan yetim bir kız ile evlenir güzel bir düğün yapar. Yıllar geçer bir çocuğu olur. Bir gün kızın akrabaları kızı köyüne düğüne götürmeye gelir zaten yıllardır kız hiç köyüne gitmemiştir. Durmuş hiç razı olmaz aklından efendisinin verdiği öğüt çıkmıyordur. Ancak ısrarlara dayanamaz ve karısını köyüne bir geceliğine yollar ama içi hiç rahat değildir. Nasihat dan dolayı. 
Nasihati Uygulama Zamanı
Dayanamaz herkesten habersiz o da köye gider. Köyün delikanlıları tüm kızları izlemektedir. Onu kimse tanımaz bir kadın görür ve ona karısını göstererek kim olduğunu sorar. Kadın zalim bir adamın eşi olduğunu söyler. Durmuş kadına sana para veririm bu gece eşini göstererek onunla yatmasını sağlamasını ister kadın kabul edip gece ayarlayacağını söyler. Gece olur herkes evlere dağılır, kadın durmuşa eşinin bulunduğu evi gösterir ve içeri girmesini sağlar. Karanlıktan eşi durmuşu tanıyamaz ve bağırmaya başlar.
Durmuş bir koltuğa oturur eşi bağırmaktan bitkin düşer ve bayılır o esnada yatakta uyuyan çocuğunu alıp gider. Eşi Sabah herkes uyanınca çocuğun olmadığı görür. Akşam ki işi ayarlayan kadın ve akrabaları ağaya ne diyeceklerini düşünür ve gece yangın çıktığının yalanını bulurlar.

Ağanın yanına gelirler yalanı söylerler. Durmuş duruma güler çocuğu yanından koşarak annesine gider eşine dönerek o gece benimle birlikte olsa idin seni oracıkta öldürecektim der ve Efendisine üç yıllık tüm hakkını helal eder.


Arkadaşlar biraz kısa olamadı ama tamamını okumanızda tavsiye var güzel bir hikaye. 
Yorumlarınızı bekliyoruz.

Psikopat Kısa Kitap Özeti John Smith


Psikopat John Smith

Kitap biraz isminden dolayı psikopat birisinin olup insanlar öldürdüğü filan hissine kapılabiliyorsunuz ama kitapta genel olarak aşk hikayesi bahsedilmiş.
psikopat özet bilgi

Psikopat John Smith Kitap Konusu
Konuya gelecek olursak Mia ve Darian adlı 2 gencin aşk hikayesinden bahsedilmektedir. Darian annesiyle birlikte yaşamakta babası onları Darian daha çocukken terk etmiş. Babası annesine ve Darian'a işkenceler eden alkolik birisidir. Mia'da annesi ve babasıyla yaşamaktadır. Mia ve ailesi yakın zamanda Amerika'dan İngiltere'ye taşınırlar. Bu taşınma Mia için yeni bir okul yeni bir arkadaş çevresi olmuştur.  Mia arabasının camının kırılması ve serseriler tarafından yolunun kesilmesiyle buradaki yaşamına kötü başlangıç yapmıştır. Darian ile o gün Mia'yı bulaşan serserilere Darian nın karşı koruyup ona yardım etmesiyle tanışırlar. Bu tanışmayla başlayan arkadaşlıkları kısa zamanda aşka dönüşür. Kitapta epey miktarda bu aşk hikayesinden bahsediliyor. Son sayfalara doğru Mia birkaç kere biri tarafından izlendiğinin farkına varır. Bir günde birisi tarafından bayıltılır. Bunları yapanın ilerleyen bölümlerde Darian'ın babası Rob olduğunu anlıyoruz yani başka bir deyişle Psikopat kişi Darian'ın babası Rob'dur. Darian ve Mia evlenmeye karar verirler ve uzaklaşıp bu psikopattan'da uzak olmak isterler. Evlendikleri gün otel odalarında bir not bulurlar. Notta "Peşinizdeyim" yazmaktadır. Kitap bu şekilde bitmiştir pek aksiyonlu bir kitap değil ve bu bitişi biraz 2.kitap çıkacak izlenimi vermektedir.

Her Kalp Kendi Bildiğini Okur Kısa Özeti Edith Wharton

Edith Wharton'un 1921 yılında Pulitzer ödülü almış kitabıdır.

Her Kalp Kendi Bildiğini Okut Kısa Özeti Konusu

Her Kalp Bildiğini okurKitap 19.yy NewYork'da sosyete toplumunun hayatı anlatmaktadır. NewYork bu zamanlarda Avrupa'ya göre gelenek göreneklerin dışına çıkamamış ve geleneklere sımsıkı bağlı durumdadır. Böyle bir toplumda iyi bir aileden yetişmiş olan Archer geleneklere çok bağlı olan Mia adlı çok güzel bir kızla nişanlıdır. Mia'nın kuzeni olan Ellen de Avrupa'da yaşamış kocasıyla yaşadığı sorunlardan dolayı NewYork' a gelmesiyle sosyete karışır. Ellen Avrupa'da yetişmiş olmasından dolayı geleneklere pek olumlu bakmayan ve kıyafet, yaşam şekliyle bile NewYork'a damga vurmuştur.
Archer, Ellen'in boşanmasıyla ilgili yardımcı olması nedeniyle aralarında biraz samimiyet gelişir. Archer , Ellen'e aşık olmuştur ve Ellen'in de ona karşı ilgisi bulunmaktadır. Lakin akıldan dökülemeyen bazı cümleler ve dedikodunun çok fazla olduğu bir toplumda Mia'yla evlenmekten vazgeçmesi bile toplum karşısında aşırı bir tepkiyle karşılaşacaktır. Mia'nın da böyle bir durumun etkisinde kalmasını istememektedir lakin Ellen'e olan aşkı her gün daha fazla katlanarak artmaktadır. Kitap böyle bir ortamda insanların kaderin çizmekte her şeyin kendilerine bağlı olduğu ve Archer'ın da yaşamına kendi kararlarıyla nasıl yön vermesi aşkı yaşamayı mı yoksa Mia'ya ve geleneklere bağlılığı tercih etmesi ve bu üçgende olaylar ilerlemektedir.
    
Her Kalp Kendi Bildiğini Okur Kitabı Hakkında Düşünceler

       Kitapta insanların birbiriyle konuşmaları ve üzerilerinde bırakılan etki çok iyi ifade edilmiş. Opera sahneleri olsun konuşmaların geçtiği ortamlar çok güzel betimlenerek insanın zihninde çizmesine yol açmıştır. Kitap akıcı bir kitap değil çok yavaş biçimde  ilerlemekte. Diyebileceğim akıcılık istiyorsanız biraz sıkıcı gelebilir.

1984 Kitap Kısa Özeti George Orwell Konusu ve Analizi

George Orwell'in bilim kurgu, distopya kurgu tarzındaki romanıdır.Yazarın geleceğe ait bir kabus senaryosudur.
1984 kitap özeti
1984 George Orwell Kitabı Analizi ve Konusu


Romanda Okyanusya' da hüküm süren Big Brother isimli diktatör rejim anlatılmaktadır. Toplum sınıflara ayrılmıştır. İnsanlar devamlı olarak teleekran denilen aygıtlarla dinlenip izlenmekte ve günlük tutmak gibi uygulamalar yasaktır. Özgür düşünce' nin olmadığı bir ortam ve insanların yaşamları kısıtlanmaktadır. Bu parti istediği zaman eskiye ait düşüncelerini ve etraftaki kitap, gazetelerdeki verileri istediği tarzda değiştirerek kontrol etmektedir. Hatta bu konuyla ilgili partinin düşüncesi Geçmişi kontrol eden geleceği kontrol eder. Bugünü kontrol eden geçmişi de kontrol eder.İnsanlar 2' dk lık nefret gösterilerine katılmak zorunda tutularak parti düşmanlarına karşı taraf oluşturulmaktadır. Eğer parti karşı çıkar ve yasaklarını çiğnerseniz yakalanıp her yerden isminiz siliniyor daha önce yaşayıp yaşamadığınız böyle biri olup olmadığı bilinmiyor ve ondan sonra partinin o kişiye ne yaptığı bilinmiyor.Anlattığım gibi Parti korku, propaganda ve beyin yıkama gibi işlemlerle insanların kendisine olan bağlılığını artırıyor ve insanların hayatını manipüle ediyor. Ve bu ortamda yaşayan Winston ve Julia ' nın gizli aşk hayatı(parti tarafından yasak olan) ve partiye karşı gelmeye uğraşları anlatılıyor.

Partinin sloganı
Savaş barıştır, Özgürlük köleliktir, Cahillik güçtür.

Kelime anlamları
Distopya: Kötü bir yer,ütopik toplum anlayışının anti-tezi
Manipüle etmek:İnsanları kendi bilgileri dışında etkileme ve yönlendirme

Açlık Oyunları Kitap Kısa Özeti Suzanne Collins

 Açlık Oyunları Susanne Collins tarafından yazılan fantastik, gençlik türündeki kitabıdır. Seri olarak yazılan kitabın  2. "Ateşi Yakalamak"  3. "Alaycı Kuş" tur. Susanne Collins' in kitabı yazarken Yunan mitolojisindeki Theseus'un olayından etkilenmiştir. Bu kitap serisi daha sonra sinemaya da uyarlanmıştır.


açlık oyunları
Açlık Oyunları Kitap Özeti: 13 mıntıka tarafından Capitol' e karşı çıkan isyan sonucunda Capitol 13.mıntıkayı yok etmiş ve diğer mıntıkaları da ceza olarak her yıl her mıntıkadan gelen 12-18 yaş arasındaki 1 erkek ve 1 kızı son bir kişi kalana kadar ölümüne savaştırmıştır.

Olaylar Katniss adındaki kızın gözünden anlatılmaktadır. Katniss babasını kömür madeninde kaybetmiş annesi ve kardeşi Prim'i yasak bölgede avlanarak geçindiriyordu. Arkadaşı Gale' de babasını kaybetmiş olup o da Katniss' e yardımcı oluyordu.


Bu seneki Açlık Oyunu zamanı gelmişti ve isimler kurayla çekiliyordu. Kız olarak Prim çıkmıştı ve Katniss kardeşinin bu oyun için güçsüz olduğunu ve onu orada kaybedeceğini biliyordu ve onu sevdiğinden kardeşinin yerine gönüllü olmak istedi ve Açlık Oyunları tarihinin ilk gönüllü yarışmacısı oldu. Erkek olarak ta Peetay isimli bir genç çıktı. İkisi Açlık Oyunları öncesi bir dizi eğitimden geçerek kendilerini güçlendirmeye başladılar. Katniss okçulukta çok iyiydi ama etraftaki diğer mıntıkadaki yarışmacılardan da epey güçlüleri vardı. Peetay sponsor bulmak için seyircilerle konuştuğu show' da Katniss' le aşk yaşadığından bahsediyor ve insanların dikkatini çekmeyi başarıyor.

Daha sonrada yarışmacıları oyuna çıkıyor ve buradaki hayatta kalma mücadelesi anlatılıyor.

Tayf Nedir Kim Bulmustur Nasil Kesifedildi

Renklerin, seslerin, elektromanyetik dalgaların veya diğer fiziksel gerçeklerin, belli bir değer ile sınırlanmadan birbiri ardına süreklilik içinde sonsuz değişmesi durumudur. Newton tarafından bulunmuştur.

Bulunma Süreci Ve Nasıl Bulunmuştur


Tayf'ın bulunmadan önce bu buluşa yol açan gelişmelerden bahsederek başlayalım.


2 bin yıl önce Çinde Mo Tze adlı bir filozof odaya bir delik açarak odada bir resim çizilebileceğini ve kendi dansını yaparak ilk film diyebileceğimiz bir başarıya imza attı. Bu çalışmasıyla kameranın atası oldu.
Kamera_atisi_ısik_tayf
Açılan bir delikle kameranın atası
    Tam bin yıl sonra bilimsel olarak İslamın Altın Çağ'ında kitaplar aramak için dünyanın dört bir yanına temsilciler gönderildiği dönemde İslamda İbn-i Heysem görüşleriyle ışığın gizemini biraz daha çözmeye başladı. İbn-i Heysem görmenin gözden nesnelere ışığın gitmesiyle değil , nesnelerden göze geldiğini ayrıca kendi karanlık oda kamerasını oluşturarak deliğin küçülmesiyle görüntünün daha keskinleştiğini farkına vardı. Çalışmaları yürüttükçe ışığın doğrusal olarak yayıldığı görüşünü öne sürdü ve ayrıca sadece dünya merkezli bir güneş sisteminin olmadığı, başka sistemlerinde olduğu ve güneş sistemininde bunlardan biri olduğunu belirtti. İbn-i Heysem yaptığı bu çalışmalar dışında da bilimde çok önemli bir yere sahiptir. Bilimin kurallarını oluşturan kişi olarak geçer. Eski eserdeki düşüncelerin kesin doğru olmayacağı insanın kendi düşünce görüşlerine bile şüpheci olarak yaklaşması gerektiğini bilgiye ancak deney ve gözlemle ulaşılması gerektiğini söyledi.

     İbn-i Heysem yaptığı bu çalışmalarla birlikte ayrıca teleskobun bulunmasına da yol açtı. Newton' da açtığı delikle ışığı incelerken bir prizmayla ışığı yansıttığında ışığın çeşitli renklere kırıldığını fark etti. Ve bunlara hayalet anlamındaki "tayf" ismini verdi. Yalnız Newton bir şeyi gözden kaçırdı bunu da Joseph Fraunhofer keşfetti. Teleskobun önüne prizmayı koyarak inceleyen Fraunhofer ışık tayfları arasında dikey çizgileri keşfetti ve bunların güneş soğurma çizgileri olduğu ve buna ismi olan Fraunhofer çizgileri dendi bu çizgilerle gezegenlerin atmosferlerinin hangi elementlerden oluştuğu ve yıldız gezegenlerin bize yaklaşıp bizden uzaklaştığının farkına varıyoruz.

prizma_renkler
Işığın Prizmada renklere kırılması
      Son olarak Newton' un fark edemediği bir diğer buluşu ise William Herschel fark etti. Herschel ışık renklerini beyaz bir zeminde kırmızı mavi yeşilleri gözlemlerken termometreler koydu ve kırmızıdan sonra boş olan kısmada koydu bu kısımda termometrenin daha yüksek çıkmasıyla görmediğimiz kızıl ötesi ışığın farkına vardı



İnterstellar Yıldızlararası Film Konusu ve Kısa Özeti

Yönetmenliğini Christopher Nolan'ın yaptığı 2014 yapımı bilim kurgu filmidir.


yıldızlar arası film konusu
Medeniyet, tahıl ürünlerinin ölmesine sebep olan bir küf nedeniyle geriye düşmüştür. Eski bir Nasa pilotu olan Cooper 2 çocuğuyla birlikte tarım işletmektedir. Cooper küçük kızı olan 10 yaşındaki Murph odasında kitapların düştüğünü ve Murph bunların yer çekimsel dalga ile kodlandığını fark eder ve bu istihbaratı sağlayan da "hayalet" ismini verir. Tozlar üstünde kalan bir ikili sistemde bir koordinat fark ederler. Baba koz bu koordinata gittiklerinde gizli bir NASA üssüne varırlar. Burada onları karşılayan Prof. Brand dünyanın tehlikede olduğunu ve bir kurtarıcıya ihtiyaç olduğunu söyler. Tanımlanamayan bir uzaylı bir zekanın Satürn yakınlarında bir solucan deliği açtığını ve yapılan araştırmalarda giden kişilerden 3'ünün potansiyel yaşam keşfettiği bildirir. Cooper'un görevi ise bu 3 gezegenden hangisinin daha yaşanılabilir olduğunu keşfetmek.


Bu gerçekten ciddi bir yolculuk olacaktır bu yolculukta belki geri döndüğünde çocukları kendinden daha yaşlı olacak ve belki ölmüş olacaklardır. Murph babasının gitmesini hiç istememektedir. Babası gideceğini belirtir ve Hayalet Murph'e kitaplarla bir mesaj verir. Mesajda "STAY" yazmaktadır. Cooper yolculuğa çıkar ve daha sonra yeni yaşam bulma macerası başlamaktadır.

Bilim kurgu sevenlerin kesinlikle izlemesi gereken etkileyici bir filmdir. Filmde aynı zamanda kara deliklerin gizemi ve zaman yolculuğuyla da ilgili düşünceler bulunmaktadır. Film gerçekten güzel ilginç bir sonla bitmektedir.İyi Seyirler.


Filmden Replik


Zamanı ve mekanı aşabilen tek şey sevgidir.

House M.D. Dizisi Hakkında Kısa Bilgi Özeti

İlk bölümü 2004 yılında yayınlanan ve final bölümüde 2012 yılında yapan 8 sezonluk drama tarzındaki hastane dizisidir. Film'in ana karakteri Dr.Gregory House(Hugh Laurie)'dır. Hugh Laurie bu dizideki oynadığı rolle 2006 ve 2007 yıllarında Altın Küre ödülünü kazanmıştır.
house md

Dr.House, Princeton hastanesi'nin teşhis ekibinin başındadır başlangıçta 3 tane çalıştığı Foreman, Chase, Cameron adındaki doktorlarla çözülmesi zor ve ilginç hasta vakalarını çözmektedir. Sonradan ekibine katılanlar ve ayrılanlar olmuştur.

House asosyal, aksi, ukala, çekilmez biri olup etrafındakiler onunla baş etmekte zorlanırlar aynı zamandaki bacağındaki rahatsızlıktan dolayı vicodin bağımlısıdır. Asosyal oluşu ve çekilmezliği yüzünden tek bir arkadaşı vardır oda aynı hastanedeki onkogolonist olan Dr. Wilson' dır.Hastanenin yöneticisi Dr. Cuddy' ye ilgi duymaktadır. Verdiği bazı kararlarla Cuddy' i çileden çıkartsa da en iyi doktor olduğu için Cuddy ondan vazgeçemez.


177 bölüm' ü olan dizide Dr. House'un zekasına hayran kalıyorsunuz ve insan anotomisine yakından bakıyorsunuz. Her bölümde yeni bir vaka alınan dizide sezon finallerinin muhteşemliğiyle kendine bağlıyor. İnsan anotomisi ve hastalıklara merakı olanların izlemesini tavsiye ederim.


Diziden Replikler

Herkes yalan söyler.

Teselli olacaksa söyleyeyim , zaten herkes yalnız ölür
Eğer yalan söylemeyi bilmiyorsan,sana yalan söylendğinide bilmezsin

Mr. Nobody Bay HiçKimse Film Konusu ve Kısa Özeti

Yönetmenliğini Jaco Van Dormael'in yaptığı 2009 yapımı bilim kurgu filmidir. Belçikalı yönetmenin bu zamana kadarki en yüksek bütçeli filmidir.
mr. nobody filmi

Mr Nobody Bay Hiç Kimse Filmi: Başlangıçta Nemo 2092 yılında  dünyada yaşayan son ölümlü bir insandır. Doktor artık Nemo'nun ölüm döşeğinde olduğunu söyler ve Nemo'da çocukluğunda bir anıyı hatırlar. Bir tren peronunda durmaktadır. İki ihtimali vardır ya trene binip annesiyle birlikte gidecektir yada babasıyla burada kalacaktır. Kararsızlık içindedir aslında ikisini de bırakmak istemez ama birini seçmek zorundadır ve bu seçeceği kararda milyonlarca farklı olasılıklara sahip olacaktır. Seveceği kadın,yaşayacağı zorluklar,hayalleri yani her şeyi değişecektir.

Filmde değişik olasılıklar bir arada işlenmiş olması nedeniyle karışık gibi dursa da film sizi kendine bağlayarak dakikaların nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Bilim kurgu tarzında film sevenlerin kesinlikle izlemesi gereken bir film.

Filmden Söz

Salçayla püreyi karıştırsanız sonradan onları birbirinden ayıramazsınız. Mümkün değildir
Duman babamın sigarasından çıkar ama asla geri dönmez
Biz de geri dönemeyiz
Bu yüzden seçim yapmak zordur
Doğru seçimi yapmanız gerekir
Hiçbir seçim yapmadığınız sürece her seçimi mümkün kılarsınız.

Sevdiğimiz insanlara her zaman "seni seviyorum" demeliyiz bence.

  
       

Zootropolis Hayvanlar Şehri Film Konusu ve Kısa Özeti

Hayvanlar Şehri Filiminde kişilerin ön yargıları kırıp istediği her şeyi yapabileceği.İmkansız denilen bazı şeyleri deneyerek yılmadan, yere düştüğünde tekrar kalkarak başarabileceği mesajı verilmektedir ve aynı zamanda kişilere aynı pencereden belli bir ön yargıyla bakılmaması gerektiği de belirtilmektedir.
Zootropolis film konusu

Yönetmenliğini Byron Howard , Rich Moore , Jared Bush ' un yaptığı 2016 Disney yapımı animasyon filmidir. Hayvanlar Şehri Filim 2016 Haziran'ında ülkemizde vizyona giren film 8.1 lik Imdb puanıyla göz doldurmaktadır. Filmin şarkısı Shakiranın söylediği Try Everything ' dir.

Zootropolis Film Konusu


Judy adındaki bir tavşan, polis olmak istemektedir ailesi Judy'nin diğer kardeşleri gibi havuç toplayıcılığı ve satışıyla uğraşmasını istese de Judy' i kırmayıp polis akademisine gitmesine izin verir. Polis akademisinde bu pozisyona daha uygun olduğu düşünülen güçlü hayvanlar bulunmakta ve minik bir tavşanın buraya katılması pek olumlu karşılanmaz. Judy ilk başta zorlu engeller karşısında epey zorlansa da kendini zorlayarak daha fazla çalışıp emek sarf ederek ve zekasını da kullanarak akademiyi 1.bitirir. Akademiden mezun olan ilk tavşan polis memuru olur. Görevine büyük heyecanla başlasa da kendisine araçlara fiş kesmek için trafik görevi verilmesiyle heyecanı kırılmıştır. Bu görevden kurtulup kendini kanıtlamak istemektedir ve bu yüzdende bir kayıp hayvan vakasını zorla almıştır ama bu olayı 1 günde çözmesi gerekmektedir. Bu görevdeyken tanıştığı bir tilkiyle birlikte olayı çözme macerası
anlatılmaktadır.


Walter Mitty Film Konusu ve Kısa Özeti

Walter Mitty'nin Gizli Yaşamı, yönetmeni Ben Stiller olan 2013 yapımı Amerikan macera, komedi, romantik, fantezi filmidir. Türkiyede 2014'ün Ocak ayında gösterime girmiştir. Walter Mittiy İmdb puanı 7,3' dir
Walter Mitty

Walter Mitty nin Gizli Yaşamı Konusu
El değiştiren büyük bir derginin fotoğraf negatif bölümünde çalışan Walter' ın hikayesi anlatılmaktadır.

Walter kendiyle aynı şirkette çalışan Cheryl' dan hoşlansa da ona açılıp bu durumu söyleyemez. Bazen arada dona kalıp kendini komik gerçek üstü hayalleri görürken bulur.


Bir yandan da  dergi son sayısını yapacağını duyurur ve derginin kapağı içinde büyük zamanlarda fotoğraflarıyla destek veren Sean O'Connell'ın özel gönderdiği çalışma kullanılcaktır. Sean 25.karenin kapakta olmasını ister.Sorun şu ki çalışmada tek bir kare kayıptır oda 25.kare Walter ya bu kareyi bulacaktır yada kovulmak durumunda kalacaktır. 


Kahramanımız bu kareyi bulmak için uzun yolculuklara atılır ve onun bu süreçte yaşadığı olaylar anlatılmaktadır.




Filmden Alıntı Söz
  Dünyayı Anlamak İçin
  Tehlikeye Bulaşmak
  Duvarların Ardını Görebilmek İçin
  Yakından Bakmak
  Birbirimize Ulaşmak İçin
  Hissetmek Gerekir