Ömer Seyfettin Ant Hikayesi Kısa Özeti

Arkadaşlığın birbirini korumanın önemi anlatıldığı ant hikayesi, Dostların bir birleri için ne kadar büyük fedakarlılar yapabileceğini ana fikir olarak kullanıyor.

Ant kapak resimiAnt Kısa Özeti

Kahramanımız gönende doğmuştur, yirmi yıldır hiç gitmemişti bu küçük kasabaya. Geçmişinden ancak bir kaç anı kalmıştı aklında. Çocukluğunda gittiği mektebi hatırlamaktadır. Karma bir okulda okumaktadır. Kızlar ona hep ak bey derlermiş.

Okulda iki tane hoca bulunmaktaydı, büyük ve küçük hoca derlermiş onlara. Bu hocalar suç işleyen çocuklara  dayak cezası verilermiş. Büyük suç işleyenler falaka ya yatırırlar, küçük kabahatliler ise küçük tokatlarla cezalandırılırmış. Kahramanımızı da bir kere kulağı çekilmiş hemde hiç suçu yokken,  Okulun bahçesinde bulunan, abdest musluğunun koparılmış hocalarda kimin yaptığını ararken, kahramanımız kimin yaptığını görmüş ve hocaya söylemiş. Büyük hoca  musluğu koparan çocuğu tam falakaya yatıracak ken çocuk inkar eder, oradan başka bir çocuk çıkarak kendisinin yaptığını söyleyerek, falaka dayağını yemiştir. Hocası kahramanımıza dönerek neden yalan söylediğini sorar ve kulağını çekmiştir. Kahramanımız Ak bey okul çıkışında suçu üstlenen çocuğun yanına gider ve neden suçu üstlendiğini boşuna dayak yediğini sorar, ancak bu çocuk diğer suçu işleyen ali isminde ki çocukla kan kardeşi olduklarını ant içtiğini söyler. Onun hasta ve zayıf olduğu için onu koruduğu söyler.

Bir gün okulda arka sırada ki çocukların ant içtiklerine şahit olur kolları bıçakla keserek bir kanayan yerleri birleştirip bir birlerinin kanlarını emdiklerine şahit olur.
Bu durumu annesine söyler annesi kesinlikle böyle bir şey yamaması gerektiği yönünde onu tembihler. Kahramanımız evlerinin bahçesinde her cuma günü  çocuklarla oyun oynamaktadır. Mıstık denen iri yarı ve çok güçlü bir çocuk vardır, büyük olmasına rağmen özellikle kızlar onun la Mustafa Mıstık diyerek alay etmekte o ise hiç bir şey dememektedir.

Bir gün mıstık ağaç dalları getirmiş ikisi de bu dalları bıçakla yontarak at yapmaktadırlar tam bu esnada kahramanımız parmağını keser ve mıstığa ant içelim diye sorar mıstık da koluna bir çizik atarak ant içerler ve kan kardeşi olurlar. Okula beraber gidip gelirler uzun zaman geçer ant içtiklerini unutmuştur.

Bir gün okuldan eve dönerken onlara doğru bir köpek koşarak gelmektedir. Bunu gören mıstık kahramanımızı arkasına alarak köpekle boğuşur, en sonunda etraftaki insanlar gelerek köpeği kovalarlar. Ertesi ve ondan sonraki günlerde mıstık okula gelmemiştir, kahramanımız bunu merak da etse de mıstık bir daha okula gelmemiştir. Bir gün öğrenmiştir ki o köpek kuduz muş. Mıstığın ailesi her ne kadar hastane gezse de mıstık ölmüştür.

Yorumlarınız ve fikirleriniz bizim için çok değerli lütfen yorumlarınızı eksik etmeyiniz.

Yorum Gönder