Semerkant kitap kısa özeti

Kitapta dönemin büyük alimlerinden Ömer Hayyam'ın yazdığı Semerkant yazmasının hikayesi anlatılmaktadır. Dönemin Büyük Selçuklu hükümdarı Melikşah ve veziri Nizamülmülk' ün politikaları kendilerinden yüzyıllarca bahsettirmiş. Bu kitap sayesinde  Alamut Kalesi'nin faaliyetleri hakkında da bilgi sahibi olmaktayız. Ayrıca 1900'lü yıllarda İran'ın yönetiminden ve demokrasiye geçme çabalarından bahsedilmektedir tabi kide İran'ın kültürü yaşayış biçiminden bilgi sahibi olup İran'ı yakından tanımaktayız.

Semerkant Kitap KapağıSemerkant'a ayak basan Ömer Hayyam bir kişinin düşünceleri yüzünden meydanda cezalandırılıp dövülmesine karşı çıkar ve kadılık olur. Kadı hemen onu tanır o İbn'i Sina'nın en önemli öğrencilerinden Ömer Hayyam'dır. Hayyam'ın belli bir süre burada kalabileceğini belirtir. Kadıyla Hayyam gittikçe birbirleriyle daha yakın bir dost olmaktadır. Kadı onu dönemin hükümdarı Nasir Han'la buluşturur. Hayyam rubaileriyle hükümdarı etkiler ve orada bulunan Cihan adındaki şairden etkilenir ona karşı duygular beslemektedir zamanla aralarındaki duygu aşka dönüşür. 

Kadı elinde bir boş defterle gelir ve bu defteri Hayyam'a hediye eder. Bu deftere en güzel eserlerini yazmasını ister. Hayyam'da zamanla o defterin sayfalarını en güzel rubaileriyle doldurur.


 Alparslan Semerkant'a savaş açar ama savaş esnasında öldürülür. Bu sayede Nizamülmülk, Hayyam  ile tanışır ve ondan bir buluşma talep eder. Nizamülmülk ile buluşacağı zaman yaklaşınca Hayyam uzun bir yolculuğa çıkar. Bu yolculuk sırasında bir yerde konaklarken Hasan Sabbah adlı bir genç ile tanışır. Hasan Sabbah çok bilgili olması ile Hayyam'ı etkiler. Hayyam Nizamülmülk ile buluştuklarında, Nizamülmülk ona hafiyelik görevi teklif eder (yani istihbarat sağlayan kişi, gizli polis) ama Hayyam'ın bu teklifi reddeder ama bu görev için çok iyi olduğunu düşündüğü Hasan Sabbah'ı önerir. Hasan ile tanışan Nizamülmülk ondan etkilenir ve bu görevi ona verir. İlk başta her şey düzgün gider lakin belli bir süre sonra aralarında çatışma olur. Hasan vezirlik görevinde Nizamülmülk'ün değilde kendisinin olmasını gerektiğini düşünmektedir. Nizamülmülk'te ondan kurtulmak ister. Bu durum Melikşah'ı rahatsız eder ve Hasan Sabbah'ı ölümle cezalandırır lakin büyük bir bilgin Hayyam'ın itirazları ile Hasan'ın cezasını buradan sürülmesine çevirir. Hasan Sabbah faaliyetlerine devam eder lakin kaybeder hep. En sonunda Alamut'a gider ve buranın coğrafyasından ve kaleyi almanın ne kadar zor olacağının farkına varır. Kale komutanı ile görüşüp Alamut Kalesini satın alır ve tarih kara bir leke olarak geçecek Haşhaşi yada Assassins örgütünü kurur. Örgütte gönüllüler yetiştirilir. Bu gönüllüler çeşitli yerlere giderek, insanların toplu oldukları yerde suikast tarzı faaliyetler yapar bu örgüte katılmaları için insanları etkileyip intihar ederler. Bu faaliyetlerle insanlar akın akın Hasan Sabbah'a katılır. 


Nizamülmülk'ün hükümdardan habersiz iş yapması sonucu, Melikşah ona kızar ve sen kendini hükümdar mı zannediyorsun der. Nizamülmülk'de bunca yıldır anlamadın mı diyerek hükümdara karşı çıkar. Melikşah, Nizamülmülk'den kurtulması gerektiğinin farkına varır ve onu öldürmesi için Hasan Sabbah ile anlaşır. Öldürüleceği gün Nizamülmülk bir rüya gördüğünü ve Peygamber'in ona "sen daha çok yaşayacaksın merak etme hükümdarından 40 gün önce öleceksin" dediğini , Melikşah'a söyler. Melikşah bu söze şaşırır , kafası karışır lakin Nizamülmülk , Hasan Sabbah askerlerince öldürülür. Melikşah'ta tam bilinmemesine rağmen 35 gün civarı sonra ölür. 


Taht kavgası başlar ve bu durumda Hayyam da kalede öldürülmek ister lakin onu öldürmekle görevli asker Vartan bundan vazgeçip Hayyam ile birlikte kaçar. Hayyam ile sıkı dost olur. Hayyam ona rubailerini yazdığı defteri gösterir ve Vartan ile birlikte bu kitabı tamamlar.


Hasan Sabbah kalesinde bunalmakta ve bazı zamanlar hiç odasından çıkmadığı söylenmektedir. Hayyam'ın buraya getirmek ister onun dostluğuyla bu sıkıntının gideceğini düşünmektedir. Lakin Hayyam gelmez. Hasan Sabbah'ta bir gün askerleriyle Vartan'ı öldürtür ve Hayyam'ın yazmasını ele geçirir. Hayyam'ın eserinin gitmesiyle kendi yanına geleceğini düşünse de Hayyam gelmez. Zaman geçer Hayyam ve Hasan vefat eder. Alamut Kalesi'de Moğollar tarafından yıkılır kütüphanesi yakılır. Hayyam'ın rubailerine yazması da orada yandığı düşünülür.


Benjamin Omar , Fransız kökenli olup ailesinin Ömer Hayyam'a ilgisinden dolayı Ömer ismini almıştır kendiside Hayyam'a ilgi duymuş lakin ona ait bir eser olmamasından dolayı belli bir süre sonra bu ilgisi geçer. Bir gün bu yazmanın var olabileceğine dair bir haber alır ve İran'a doğru yollara düşer. O yazmayı almaya yaklaşmışken hükümdarı öldürmeye yardım etmek le şuçlanır ve İran'dan ayrılıp geri dönmek zorunda kalır. Tanıştığı Prenses Şirin'den İran'daki olayları haber alıp bu olayları Batı'da paylaşır. Belli bir süre geçtikten sonra artık tehlikenin bittiği ve Benjamin'in İran'a geri dönebileceği haberini verir. Benjamin İran'a vardığında , Hayyam'ın yazmasının Şirin'de olduğunu öğrenir. Sonunda yazmaya ulaşır. Tam  dokuz yüzyıl sonra eser tekrar ortaya çıkmış bulunmaktadır. Benjamin, Şirini Avrupa'ya götürmek için ikna eder veTitanic'e binerler. Bildiğimiz gibi Titanic batar ve Benjamin ve Şirin kurtulurlar lakin Hayyam'ın yazması sular altında kalır. Benjamin o kalabalıkta Şirin'i de kaybeder ve ondan bir daha haber alamaz.

George Orwell Hayvan Çiftliği Kitap Kısa Özeti

1984 kitabıyla tanınan George Orwell'in 1945 yılında yayınlanan reel sosyalizm'i eleştiren eseridir. Çiftlikteki Napolyon karakteri Stalin'i temsil etmektedir.

hayvan çiftliği George Orwell Hayvan Çiftliği'nin baş kahramanları hayvanlardır. Hayvanlar sahibi Bay Jones olan Beylik Çiftliğinde yaşamaktadır. Hayvanlar , Jones'dan memnun değillerdir, Jones kendini içkiye vermiş , hayvanlara kötü davranan bazen yemek vermeyi unutan bir adamdır. Hayvanlar kendileri çalışmasına rağmen ürünlerin çoğunun insanlara gitmesine de tahammül edememektedirler. Hayvanların yaşlı domuzu olan Koca Reis, artık bunların değişmesi gerektiğini insanları çiftlikten kovulup çiftliğin sadece  hayvanlara ait olması gerektiğini söyler bütün hayvanlarda buna katılır. Lakin daha isyan çıkmadan Koca Reis ölür. Bu duruma üzülen hayvanlar birde o gün yemeklerinin verilmemesi üstüne isyan çıkartır. Hayvanlar insanlara saldırır ve onları çiftlikten kovarlar. Hayvanlar artık zafer ilan etmiştir ve çiftliğin adı hayvan çiftliği olmuş ve çiftliğin şarkısı bu isyanın başka çiftliklere örnek olması nedeniyle kuşlarla yayılmıştır.  Kurallar belirlenmiştir , hiçbir hayvan başka hayvanı öldürmeyecek , hayvanlar insanlar gibi yaşamayacak , onlar gibi yatakta yatmayacak ,kıyafet giymeyecek , içki içmeyeceklerdir.  İlk başta her şey düzgün gitmektedir domuzlar daha akıllı olduğu için hayvanlara öncülük etmektedirler. 

Domuzlardan Snowball okumayı öğrenip diğer hayvanlara da öğretir. Hayvanlar bazı zamanlarda toplanıp kararlar verirler. Domuzlardan Snowball ve Napolyon her zaman kararlarda çelişirler ve kavga ederler hiçbir zaman anlaşamazlar. Napolyon küçük yavru köpekleri sırf kendi eğiteceği gerekçesiyle alır.
İnsanların tekrar çiftliğe geldikleri söylenir bunun üzerine tekrar bir savaş başlar ve insanlar püskürtülür. Snowball'a madalya verilir.

Toplantıda toplanan hayvanlardan Snowball değirmen yapılması gerektiğini söylemekte , Napolyon ise buna karşı çıkmaktaydı ve Napolyon dayanamayıp köpeklere işaret eder köpekler işareti alır almaz Snowball'un üzerine koşarlar. Snowball zor gücün çiftlikten kaçar ve bir daha asla görülmez. Napolyon onun hain olduğunu söyler hayvanlar inanmaz onun savaşta nasıl cesurca savaştığını ve madalya aldığını söyleseler de Napolyon onun insanlarla işbirliği yapan bir hain olduğunu söyler. Hayvanlarda liderleri Napolyon'a inanır. Hayvanlar daha fazla çalışmaktadır ama insanlar olmadığı için bundan memnundurlar. 

Napolyon kurulu toplar ve değirmen yapılması gerektiğini belirtir hayvanlar şaşkındır daha önce bunu reddeden Napolyon şimdi yapılması gerektiğini söylemektedir. Hayvanlar işe koyulur zorlu bir kış gelir mahsülleri azalmıştır ve daha fazla çalışmaktadırlar yinede insanlar olmadığı için buna dayanmaktadırlar. Lakin bir gün değirmenin yerinden yeller esmektedir değirmen yıkılmıştır. Napolyon bunun Snowball'ın işi olduğunu söylemektedir.Artık her kötü olay Snowball'dan , her iyi olayda Napolyon'dan bilinmekteydi. 

Domuzlar kendilerinin bu  yönetim işlerine çok kafa arıttıklarını söyleyerek insanların evinde yaşarlar kuralları hafiften değiştirirler hiçbir hayvan yatakta yatamaz yerine çarşaf olan yatakta yatamaz derler . Hayvanlar bunun böyle olmadığını düşünselerde kural öyle yazdığı için kabullenirler. Napolyon insanlara satmak için artık tavukların yumurtalarına el konulacağını söyler , tavuklar bu karara baş kaldırır . Napolyon tavukları köpeklerle öldürür. Hayvanlar kurala gittiklerinde hiçbir hayvan sebepsiz yere öldürülemez yazmaktadır. Hayvanlar bu durumdan memnun olmamakta ama Napolyon bunun yerine insanlar olsaydı daha mı iyi olurdu deyip onları yatıştırır. Bir gün hayvanlar baktıklarında domuzlar insanlar gibi iki ayak üstünde yürümekte ve kıyafetler giymişlerdir. Ve peşleri sıra insanlar gelmişlerdir. Hayvanlar içeri girip baktıklarında ise  6 domuz 6 insan içeride bir masada toplanmışlar ve bir kavga patlak vermekteydi olay Napolyon ve Bay Pilkington'ın aynı elde ikisininde de maça ası çıkarmasıydı. İçeride on ikisi de birbirine bağırıyor, on ikisi de birbirine benziyordu . Artık domuzların yüzlerine ne olduğu anlaşılmıştı. Dışarıdaki hayvanlar bir domuzların yüzlerine , bir insanların yüzlerine bakıyor; ama onları birbirlerinden ayırt edemiyorlardı.

Guguk Kuşu Kitap Kısa Özeti J.K.Rowling

Harry Potter ile üne kavuşan yazar J.K.Rowling'in ilk dedektif romanıdır ayrıca bu kitapta Robert Galbraith mahlasını kullanmıştır.

Kitapta dedektif Cormoran Strike, dünyaca ünlü bir mankenin ölümünü geçici çözümler ajansından gelen yeni sekreteri Robin ile birlikte araştırmaktadır.


Guguk Kuşu Kitap özeti
Dünyaca ünlü manken Lula Landry evinin balkonundan düşmüş olarak bulunmuştur. Lula çocukluğunda, Bristow ailesi tarafından üvey evlat olarak alınmıştı. Zaten psikolojik olarak zor dönemler geçirmiş uyuşturucu geçmişi olmasından dolayı herkes intiharı düşünmekteydi. Abisi John Bristow böyle bir şeyin olmadığını kardeşi Lula'nın intihar etmediği başkası tarafından öldürülmüş ihtimaline inanmaktaydı polislerinde olayı pek incelememesi ve olayı kapatmasıyla birlikte  bir dedektif tutma arayışına girişti. Neredeyse bütün dedektifleri gezmesine rağmen çoğu dedektif bu davaya bakmayı geri çevirmişti. En son John, dedektif Strike'ın kapısını çalar , dedektif ilk başta bu olayı bakmaya yanaşmasada John'un çocukken arkadaşı olan Charlie'inde abisi olması, maddi olarak zor günler geçirmesi ve  psikolojik olarakta bir uğraşla kendine gelebileceği düşüncesiyle davayı alır. John elinde bir kasetin olduğu , bu kasette Lula'nın öldüğü saatten sonra ilerideki caddeden koşarak geçen iki adamın olduğundan bahsetti. Kaseti izleyen Strike birisinin zenci diğerinin beyaz olduğunu fark etti ama kasette yüzleri ayırt edilememektedir. Strike polis arkadaşından dava dosyasının örneğini alır. Evde hiçbir parmak izi bulunmamakta binanın kapısınında şifre ve güvenlik görevlisi bulunmaktaydı.Görevliyle görüşen Strike  o gün cinayet saatinde rahatsızlığından dolayı tuvalette olduğunu sesi duyup dışarı çıktığında Lula'nın cesetini gördüğünü tekrar binaya dönüp kontrol ettiğinde hiçbir şüpheli kimseyi görmediğini söyledi. Komşuları olan Tansy Bestigui ise aşağı kattan tartışma geldiğini ve sonrada Lula'nın düşen ceseti gördüğünü söyledi lakin uzmanlar kadının tarif ettiği biçimdeyken daha yüksek bir tartışma sesini bile duyamayacağını kanıtlamıştı. Kitapta Strike'ın herkesin intihar olduğunu düşündüğü böylesine zor davada katili bulma arayışı anlatılmaktadır.


Kitaptan Söz:

Gözlerin kapalıysa seninle ilgili herhangi bir şeyi anlamazlar.

Ömer Seyfettin Perili Köşk Hikayesi Kısa Özeti

Hikayemizin Kahramanı Sermet Bey altı kişilik ailesi ile birlikte kalabilecekleri bir ev aramaktadır. Ev bakınırken tam istediği gibi bir yere rastlar. Burası ailesi ile rahatça yaşayacağı bahçesi olan bir köşktür.
Perili Köşk Kitap Kapak
Perili Köşk Kısa Özeti
Yanında bulunan Bekçi ye köşkü beğendiğini söyler ama bekçi o köşkün Perili olduğunu kimsenin orada oturmak istemediğini söyler. Kahramanımız bu duruma güler bekçiye kendisini evin sahibinin yanına götürmesini ister. Sermet Bey ev sahibi Hacı Niyazi Efendiden evin anahtarı alır, evi içini gezer ve beğenir. Ev sahibi Hacı Niyazi Efendi evi hakkında Perili olduğuna yönelik laflar bulunduğunu bunlara inanmasını söyler zaten Sermet Bey perilerin masallarda olduğuna inanmaktadır. Sermet Bey evin kirasının ne kadar olduğunu sorduğunda ev sahibi üç yıllık kirayı peşin istediğini söyler. Bu durum kahramanımızın kafasında soru işaretleri bırakır. Yine de kabul eder ve köşke taşınırlar.
Mahallelerinde bulunan herkes onların en fazla bir ay Perili Köşke dayanabileceklerini düşünmektedir. Ev halkı dışarıda konuşulanlardan dolayı tedirgin olmaktadırlar. Zamanla evde bulunanlar gariplik hissetmektedirler. Bir gün evin hizmetçisi Artemisya çığılık atarak elinde bulunan çay bardaklarını düşürmüştür. Sesi duyan Sermet Bey ve ev halkı koşarak Artemisya nın yanına gelirler ve camdan dışarıda beyaz bir şeyin oynadığını görür ve herkes o an şok geçirir. Sermet Bey tüm ev halkını sakinleştirir ve bu durumun bir telkin olduğunu söyler perilerin yalnızca masallarda olduğunu söyler.
Sermet Bey Periyi inanmamaktadır, bu durumu çözmeye kafaya koyar bir gün bahçede gizlenir. Beyaz Peri geldiği zaman üzerine çullanır ve onu yakalar. Kim olduğunu anlamak için yüzünü açar ve ev sahibi Hacı Niyazi Efendinin olduğunu görür. Sermet bey ev sahibinin herkese yaşattığı korku yüzünden çok sinirlenir ve bu durumu mahalleliye söylemeyeceğini ancak altı yıllık kirayı peşin aldığına dair kendisine bir kontrat imzalatır.


Bin Muhteşem Güneş Kitap Kısa Özeti Khaled Hosseini

Bin Muhteşem Güneş, Uçurtma Avcı'sının yazarı Halit Hüseyin (Khaled Hosseini) 'in 2. romanıdır. Bu romanda uçurtma avcısı kadar etkileyici ve acıklıdır. Kitabın konusu: Meryem ve Leyla adlı 2 kadının acıklı hikayesi anlatılmaktadır. Kitabın adı 17.yy Pers şairi Saibi-Tebrizi'nin şiirden alınmıştır.

Bin muhtesem gunes kapak
Bin Muhteşem Güneş Özeti:
Meryem hayata şanssız başlamış, evlilik dışı birliktelik sonucu doğmuştur. O dönem Afganistan şartlarında böyle bir olayın pek olumlu karşılanmıyordu. Babası Celil, Meryem ve annesini toplumun lafından uzak tutmak için uzak, sakin bir yere yerleştirir ve haftada perşembe günleri Meryem'i ziyarete gelirdi. Meryem, babasının gelmesini 4 gözle bekler onu görmek için can atardı bazen gelmediği olurdu o zamanlar çok üzülür ve bir sonraki haftayı beklerdi. Bir gün babasının hasretine dayanamayıp onu bulmak için şehre iner, babası tanınan biri olduğu için o bulmakta sıkıntı çekmez. Evine gittiğinde babası onu içeri almaz ve onu tekrar evine yollar. Meryem hayal kırıklığına uğramıştır. Bu zamana kadarki babasına duyduğu hasret ve özlem bir anda yok olmuştu. Evine döndüğünde Meryem çok daha büyük bir şokla karşılaşır. Annesi bir ip ucunda intihar etmiştir. Bu olay üzerine babası onu evine alır ama daha 14 yaşında olan Meryem'i kendisinden 30 yaş büyük bir adam olan Raşit' le evlendirir. Meryem artık yaşadığı yerden çok uzak olan Kabil' e yerleşmiştir. İlk başlarda Raşit Meryem'e çok iyi davranmış olsa da Meryem'in ona çocuk verememesinden dolayı ona kötü davranmaya başlar.

Leyla ailesiyle birlikte Kabil' de yaşamaktadır. Kendisi küçük yaştayken 2 abisi Afganistan'ın işgal durumunda olması nedeniyle işgale karşı birliklere katılmıştır ve Leyla büyüdüğünde abileri şehit olduğu haberi gelmiştir. Leyla' nın babası, Afganistan'dan ayrılmak için annesini ikna etmeye çalışır  ama annesi çocuklarını bu yoldan verdiğini söyleyerek her seferinde reddeder.
  
Leyla en yakın arkadaşı Tarıkla bol vakit geçirmektedir aslında ondan da hoşlanmaktadır. Zaman geçtikçe aralarındaki ilişki daha da ilerler. Bir gün Tarık, babasının durumu iyi olmadığı için Kabilden ayrılacağını ve Pakistan'a gideceğini söyler, Leyla' nında kendisiyle evlenip gelmesini ister. Ama Leyla ailesini bırakamaz zaten çocuklarını kaybetmiş ailesini birde kendisi gidip yalnız bırakmak istemez . Sevdiği adamın, gidişini izler. Sonraki gün babası annesi ikna etmiş olup kendilerininde Pakistan'a yerleşmeye gideceğini söyler lakin bu ayrılışa az bir zaman kala bir bomba düşer ve Leyla, anne ve babasını kaybeder. O da yaralı kurtulmuştur gözlerini açtığında ona komşusu bakmaktadır Meryem ve Raşit Leyla, Tarık'ın ölüm haberini alır, artık ailesini ve sevdiği adamı kaybetmiştir. Raşit' de bu durumdan faydalanıp kendi evinde nikahsız bir kadının duramayacağını söyleyip Leyla' yı nikahına alır.
Kitapta Leyla ve Meryem'in birlikte acılı hayatı anlatılmaktadır.

Kitabın ismini aldığı dize:

Bu kentin ne çatısını aydınlatan ayları sayabilirsin,
Ne de duvarlarının gerisine gizlenen bin muhteşem güneşi.

Kitaptan sözler;


Sırrını rüzgara fısıldarsan,

Ağaçlara söylediği için onu suçlayamazsın

Onsuz geçirebileceğim onca zaman. O zaman nefes alamıyorum; 

Sanki biri kalbimin üstünde tepiniyor. Elim ayağım tutmaz oluyor.
Öyle bitap düşüyorum ki, bir yere yığılıp kalmak istiyorum.

Ömer Seyfettin Kütük Hikayesi Kısa Özeti

Güzel bir betimleme ile başlayan Ömer Seyfettin in sevilen hikayelerinden kütük, savaşta kahramanlık, cesaret ve gücün yanında zekanın da ne kadar önemli olduğunu bize anlatıyor. Güzel bir ders vermeyi anlatan kütük başarılı bir hikayedir.

Kumarbaz Kitap Kısa Özeti Jack Bowman

Jack Bowman'ın 2015 de yayınlanan gerilim, polisiye tarzındaki romanıdır.

Jack Bowman Kumarbaz kitap kapağı
Jack Bowman Kumarbaz Kitap Kısa Özeti

Halo Jackson ve Chris Stern hangarda uçakların bakım ve test işlemlerinden sorumlu olarak çalışmaktadırlar. Pride of Maine adlı bir Boeing 737 uçağın motoru test aşamasından geçmekteydi. Chris, Halo ya bakıp cebinden bir sigara çıkartıp yakmadan ağzında tutuyordu bu sırada uçağın pervanesi fan gövdesinden ayrılıp hangarı parçaladı. Halo yerden kalkıp Chris' e baktığında kanlar içindeydi ve ölmüştü.
NSPD' den Peeta Tom' u arayıp bu olayın kendisinin erkenden gidip bulduğunca bir şey bulmasını istemişti Tom aslında araştırma grubunda değildi. Grubun başındaki kişinin olayı pek incelemeden çok basit bağlayıp bitireceğini biliyordu. Öyle de olmuştu ekip bir ortamda bir sigara bularak bu sigaranın sahibi olan Chris'e olayın sebebi olarak olayı kapatmışlardı. Halo bu durumun böyle olmadığının farkındaydı bu yüzden Tom' dan yardım istedi ilk başta Tom bu durumu pek önemsemeyip kumar yaşamına devam ediyordu becerikliydi ama az kazanıyordu. Sonra Ness adlı bir kadınla tanışarak yasal olmayan kumarlara katılmıştı ve artık para çok büyümüştü. Ardından Güney Afrikada bir Boeing 737 düşmesiyle dünyanın en önemli uçağında bir sorun olduğu anlaşılmıştı. Tom' un artık çözmesi gereken bir sorun vardı ve kumarda da kazanmalıydı.

Kitapta sahneler çok güzel bir şekilde tasvirlenip insanın gözünde olaylar çok güzel canlandırılmaktadır ayrıca olaylara aksiyon katılıp heyecan hissettirilmektedir.


Kitaptan Söz

"Aklın yolu birdir!" dedi Suarez.
Tom, "Ve aptallığın." diye hatırlattı.