Körlük Jose Saramago nun Eserinin İncelemesi

1998 Nobel Edebiyat Ödüllü toplumsal bir yok oluşu etkileyici şekilde anlatan harika bir eser. Körlük okunmaya başlandığı andan itibaren kendisini elden bıraktırmaya sürükleyici bir kitaptır. Yazarının alışık olmadığınız kendisi ait bir üslubu olsa da hızlıca alışıyorsunuz bu duruma.



Körlük Kitabı Konusu 

Hikaye Aracının içerisinde trafik ışığının yanmasını bekleyen bir adamın aniden kör oldum diyerek bağırması ile başlar. Adamın körlüğü bilinenin aksine siyah bir körlük değil beyazdır. Her şeyi süt beyaz gördüğünü söyler. Bu adama yardım etmek isteyen bir kişide adamın arabasını çalar aslında yazar bize insanların acziyetten nasılda faydalandığını içimizde bulunan kötülüğü ilk anda bize göstermiştir.

İlk kör olan adam eşinin yardımıyla bir doktora gider. Doktor adamı incelediğinde körlük için hiçbir sebep bulamaz. Çok geçmeden doktor da aynı şekilde beyaz körlüğe yakalanır ve bu dururumun bulaşıcı bir hastalık olduğunu düşünüp devlet yetkililerine haber verir. Bu tarz şikayetler artınca devlet salgın önlemleri almaya başlar ve kör olan herkesi eskiden bir akıl hastanesi olan bir yere toplar. Toplunda korku başlar kimse kör olanlarla yan yana gelmek istemez kendi başlarına bu yere atılan bu insanlar arasına yeni acımasız bir toplumsal bir düzen oluşmaya başlar. Bu toplu kör olmanın yanında bir tek doktorun karısı kör olmamıştır. O da bu yeni oluşan toplumsal düzende keşke bende olsaydım diyecek seviyeye gelmiştir.

Kitap doktor, onun karısı ve yanlarındaki grubun hastanede ve oradan çıktıktan sonra yaşadıkları anlatmaktadır. Diyalogsuz farklı bir tarzda anlatılsa da olaylar çok akıcıdır.



Çocukluğun Sonu Arthur C. Clarke Kitabı Kısa Özeti

Çocukluğun Sonu Arthur C. Clarke 1953 yılında yazılan bilim kurgu olmasının yanı sıra bir distopyadır. 

Çocukluğumun Sonu kitabı Amerika, Rusya devletlerinin birbirleriyle olan uzay yarışın anlatarak başlıyor. Her iki devlette uzay yarışında ilk adımı atan taraf olmak istemekteydi. Ancak bir anda dünyanın en büyük şehirleri üzerlerinde devasa büyüklükte gemiler ortaya çıktı. O gün Her iki tarafta bu savaşı kaybettiklerini anlamışlardı. İnsanoğlu evrende yalnız değildi. 

İnsanlık bu cisimlere Hükümdar ismini vermişti. Hükümdarlar asla kendilerini göstermiyorlardı. Teknoloji olarak çok ileriydiler. Hükümdarlar geldikten sonra dünya refaha ulaşmıştı. savaşa, haksızlığa karşıydılar, bazı devletler eski durumu devam ettirmeye kalkışsalar da öyle sert cevap veriyorlardı ki bir daha kimse savaşmaya kalkışamadı. Anlayacağınız dünya çok daha huzurlu, mutlu bir yerdi ancak dünyanın geleceği hakkında kararları hükümdarlar veriyordu. Bazı insanlar bu duruma karşı çıkıyor, hükümdarların sadece dünyaya huzur getirme amaçlarında olamayacaklarını başka bir yegane amaçlarının olması gerektiğini düşünüyorlardı. İnsanlık şuana kadar sadece Karellan adındaki hükümdar ile iletişime geçmişti ve bu iletişimi de kendi gemilerinde kendilerini göstermeden Birleşmiş Milletler yöneticisi ile yapıyorlardı. Karellan insanoğlunun henüz kendilerini görmeye ve gerçek amaçlarını bilmelerine hazır olmadıklarını zamanı geldiğinde öğreneceklerini belirtiyordu.

cocuklugun sonu kitap


Bölüm 2: Altın Çağ

O gün gelmişti, bir sonraki nesil hükümdarları görebilecekti. Hükümdar gemisi yavaş bir şekilde indi ve Karellan kendisine eşlik etmesi için gemiye 2 çocuk istedi.  Çocuklar eşliğinde gemiden çıktı. Deriden kanatları, küçük boynuzları, dikenli kuyrukları bulunuyordu. İnsanlık ilk defa hükümdarı görmüştü. Ancak insanlar hala amaçlarını bilmiyordu.

Hükümdarlar bazen insanların arasına karıştığı gözlemlenmişti. Dünya üzerindeki kitaplardan faydalanıyorlardı. Bir gün hükümdarın da katıldığı bir partide, insanların çoğu dağıldıktan sonra bir grup bir masa etrafında oturmuş eğleniyorlardı. Bu eğlencenin tam da sonunda içlerinde biri hükümdarların gezegeni sorunca gelen cevap onları ürkütmüştü. NGS 549672 içlerinden Jan yaptığı araştırmalar ile bu gezegenin var olduğunu fark etti. Ardından yaptığı plan ile hükümdarların gemisine binip, onların gezegenine doğru yola çıktı. Hükümdarlar bunun farkındaydı Jan'ın yolculuğu uzayda 2 ay sürecek olmasına rağmen, dünyaya geri döndüğünde 80 yıl geçmiş olacak ve tanıdığı kimse olmayacak, dünya belki de çok değişecekti. 

Bölüm 3: Son Nesil

George ve Jean çocuklarının geceleri gördüğü rüyalarda korkmuş durumdaydı. Evrende farklı konumda gezegenlerde ,farklı canlılar farklı yıldızlar görüyordu. Zamanla normal yaşantısında da bu rüyalara görmeye başlamışlardı.

Karellan dünyaya son bir konuşma yaparak, yegane amaçlarını açıkladı. Şu anki çocukların insan olmadığını onların dönüştüklerini bunun sadece çocuklarda olduğunu belirtti. Nedeni ni kendileri de bilmiyordu. Başka gezegenlerde de bu olmuştu sıradaki gezegen dünyaydı. Bu yüzden gelmişlerdi bu duruma aracılık etmek için. Hükümdarlar kendilerinden daha üstün olan Zihindar adındaki varlıkların tarafından kontrol edildiklerini söylediler. Şuan ki yetişkin nesli insanlığın son nesli olacaktı. 

80 yıl geçmişti Jan dünyaya dönmek için sabırsızlanıyordu. Yeryüzüne indiğinde gördüğü manzara karşısında şok olmuştu . Dünyadaki son ve tek insan oydu. Dönüşüm tamamlanıyordu ve Hükümdarlar dünyadan ayrılıyordu. Jan ise dünya yok olurken bu dönüşümü izliyordu.

Fahrenheit 451 Kitap Özeti ve İncelemesi

Gerçekten mutlu muyuz, yaşıyoruz ama düşünmeden. Gözlerimizi ekranlara kitler, beynimizi hayallerimizi boşluğa hapseder olmuş bir toplumuz. Fahrenheit 451 kitabı günümüz toplumunun nasıl bir hal alacağını çok güzel bir şekilde betimlemiştir.

Fahrenheit 451 Kitap Konusu

1950 yıllarında yazılan kitap geleceği anlatıyor. Geleceğin dünyasında evler yanmadığı için itfaiyeciler yangın söndürmek yerine kitap yakmaktadırlar. Romanın kahramanı Gay Montagın kitap yakma işinde olan bir itfaiye memurudur. Kendi halinde işi severek yapan bir kişi iken hayatına giren bazı kişilerle yaptığı görüşmeler sonunda mutlu olup olmadığını sorgulamaya başlıyor.  Kitapların neden yakıldığını neden kimsenin okumadığını anlamaya çalışması ile devam eden bir hikaye.

Fahrenheit 451 Kitabının Kısa Özeti

İnsanlar neredeyse birbirleri ile olan iletişimlerini kopartığı, kimsenin kimse ile konuşmadığı sadece ekranları izlediği bir dünyada yaşayan Gay Montag itfayeci olarak çalışmaktadır. O zamanın dünyasında evler yanmadığı için itfayeciler yangın söndürmek yerine, kitap yakmak ile görevlidir. Kitapta adını buradan alır kitapların tutuşma sıcaklığı  olarak bilinen Fahrenheit 451 dir. İtfaiye erlerinin bulunduğu büroya bir ihbar geldiği zaman Gay Montag ve ekibi hızlıca ihbarın geldiği yere gider ve bulunan tüm kitapları yakmaktadırlar. Kahramanımız işini çok sevmekte ve yakma işinden çok zevk almaktadır.

Bir gün işten evine dönerken küçük bir kız çocuğu ile karşılaşır, kız çocuğunun ona sorular sormaktadır. İlk zamanlar kız çocuğunun sinir bozucu olduğunu düşünse de, çocuğun sorduğu sorular aklını kurcalamaya başlamıştı. Kız çocuğu o dönemin insanlarında çok farklıydı. Sisteme ayak uyurmuş insanlar gibi değildi. Gerçekten mutlu mu idi sorular onda bu etkiyi oluşturmuş artık her gün iş dönüşü yolunda kız çocuğunu gözleri arar oldu.

Yine itfaiye bürosuna kitap bulunan ev ihbarı gelmişti. Yaşlı bir kadının bulunduğu bir yerdi burası, bu yaşlı kadın kitapları için yanmayı göze almıştı. Montag' ı bu durum çok etkilemişti ne vardı bu kitapların içindeki bu kadın ne için ölmeyi göze almıştı.

Yakmak için gittiği evlerden gizlice kitaplar almaya başlamıştı. İşten dönüşte kız çocuğunu da göremez olmuş çevresindeki insanlar çocuğun öldüğünü söylemekteydi.

Montag çok değişmeye başlamıştı bu değişikliği ilk eşi fark etti. Zamanla arkadaşlarının yanında kitap okumaya başlamıştı. Ondaki değişikliği iş yerinden şefinin de dikkatini çekmişti. Kahramanımız eskiden kitaplarını yaktığı Faber isminde bir kişi ile buluşuyor kitaplar hakkında konuşuyordu. Bir gün itfaiye ekibi kitap yakmak için montag ın evine geldi. Kahramanımız kitaplarını vermemek için itfaiye şefini ateş yakma aleti ile yakarak öldürür ve oradan kaçar. Artık herkes onu aramaktadır. Kaçakların olduğu bir yere gider ve orada bulunan kitap tutkunları ile öldü diye bilinerek hayatına devam eder.

Fahrenheit 451 romanı kapak resimi


Yazar : Ray BRADBURY
Yazım Tarihi: 1953
Türü : Bilim Kurgu, Distopya

Cesur Yeni Dünya Kitabının Konusu Analizi

Aldous Huxley' in, gelecek için büyük endişeler uyandıran distopik türdeki eseridir. Cesur Yeni Dünya ismini Shakespeare' in Fırtına adlı eserinden almıştır. Aslında bu eserdeki kullanılış anlamı Güzel Yeni Dünya olduğu iddia edilmektedir.

Cesur Yeni Dünya Kitabının Konusu

Kitabımız Ford'dan 612 yıl sonra büyük bir devrime uğramış ve genetik mühendisliği alanında çok ilerlenmiş olup, günümüz de büyük öneme sahip kavramlara değer verilmediği, sanat ve bilimin unutulmaya yüz tuttuğu ve Ford' un yüce bir varlık gibi görüldüğü bir zamanda geçiyor.
Yeni dünyada her şey güzel gidiyor, herkes mutlu gibi görünse de; aile, özgürlük, din, düşünmek, sanat, bilim, vb. kavramların ve değerlerin ortadan kalkmış. İnsanlar robot gibi yaşam sürdürmektedir. 
İnsanlar artık, kuluçka merkezlerinde üretilip; aile, anne baba, evlilik, aşk gibi kavramlar yok olmuş ve müstehcen kabul edilmektedir. Bu kelimeleri söylemeniz bile tepki çekmektedir. 
Toplum  alfa, beta, gama, delta, epsilon olarak 5 sınıfa bölünmüş. Toplum ekonomik, toplumsal olarak istikrar göstermekte olup, her birey kendi içinde mutludur. Her birey nasıl mutlu olabilir? Bebekliğinde deneyler yapılarak bilinçaltına işleniyor diyebiliriz. 
Örnek olarak; Bebekleri çok canlı güzel görünen bir gül ile aynı ortama koyuluyor. Bu ihtişamlı görünüşü gören bebekler gülü eline aldığında ilk baş onu çok seviyorlar, hoşlarına gidiyor. Lakin güle elektrik verildiğinde tüm çocuklar ağlayarak kaçışıyor. Bu deneyler sürekli tekrarlandığında bebekler artık güle bile yaklaşmıyor. Büyüdüklerinde ise doğayı sevmeyen bireyler oluyor. 

Adam Fawer' ın Empati kitabında ki şu alıntı bu olayı çok güzel açıklıyor diyebiliriz
"... Ne isterseniz yapabilirsiniz. Ama sorun şurada, ne isteyeceğinizi kontrol edemezsiniz." 

Cesur Yeni Dünya Kitabında Bulunan Toplumun Yaşantısı 
Her gün uykularında sürekli söylenerek; kıyafetleri yıprandığı zaman yama yapmak yerine, yenisini almaları insanlara aşılanmıştır. Tüketim artırılarak, ekonomik istikrarı da sağlamaya yöneliktir.
İşinizden çıktığınızda, boş kaldığınızda soma adı verilen ilacı içip hayalinizi yaşıyorsunuz. İstediğiniz en güzel bir adada tatilinizi yapıyor ve sonra tekrar işinize dönebiliyorsunuz. Kişilerin kendi başına yalnız kalıp onların düşünmesinin önüne geçiliyor. 
Aslında baktığınızda hayalinizi yaşayabiliyor, sürekli mutlu bir hayat sürüyor, işinizden tutun sınıfınıza kadar her şeyinizden memnunsunuz ve yalnız kalma gibi bir durumunuz yok mükemmel bir ütopya gibi duruyor olsa da;

Cesur-Yeni-Dünya-Konusu

Cesur Yeni Dünya kitap arka kapak Sözü
"Ben keyif aramıyorum... Gerçek tehlike istiyorum, Özgürlük istiyorum... Günah istiyorum."

Cesur Yeni Dünya Kitap Hakkında Bilgiler
Yazar : Aldous Huxley
Sayfa Sayısı : 266 
Olay Zamanı : Ford' dan 612 yıl sonra
Karakterler : Bernard Max, Lenina Crowne, Mustapha Mond, Linda, John